YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/30171
KARAR NO : 2010/30083
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisine karşı kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, davanın ortadan kaldırılması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Sanık hakkında kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23. maddesinin 7. fıkrası ve hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK.nun 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık ve müdafiinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II-Sanık … hakkında kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık … tarafından, şikayetçi sanık … hakkında kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat ve kamu görevlisine karşı hakaret suçundan kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair hükümlerin şikayetçi sanık … tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve şikayetçi olduğunu bildirdiği halde 5271 sayılı CMK.nun 238/2. maddesi uyarınca kendisine davaya katılıp katılmayacağı sorulmayan şikayetçi sanık …’ in 5271 sayılı CMK.’nun 260/1.madde ve fıkrası uyarınca sanık … hakkında kurulan hükümlere karşı yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık … hakkında kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyetine, şikayetçi sanık … hakkında kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçundan beraatine ve kamu görevlisine karşı hakaret suçundan kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair 11.01.2005 tarihli ilk hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği, aynı tarihli hükümle sanık … ve … hakkında kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçlarından mahkumiyetlerine dair hükümlerin sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca iadesi nedeniyle, yalnızca sanıklar Allahverdi ve İbrahim hakkında kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçlarından hüküm kurulması gerektiği, bu nedenle sanık … ve … hakkında kurulan 27.06.2006 tarihli hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; konusu olmayan temyiz itirazlarının 1412 sayılı CMUK’ nun kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
III- Sanık … hakkında kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık … tarafından temyizi üzerine yapılan incelenmesinde;
Mahkemesince getirtilip dosya içerisine konulan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hüküm tarihinden sonra 05.08.2009 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinin gerekmesi nedeniyle hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının 5237 TCK.nun 64/1. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8.maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 02/11/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.