Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15569 E. 2023/2868 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15569
KARAR NO : 2023/2868
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/58 E., 2019/116 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2011 tarihli, 2011/5261 Esas sayılı iddianamesiyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel nitelikli istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.

2.Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2012 tarihli 2012/4 Esas, 2012/444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.

3.Hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 23.01.2018 tarihli ve 2017/9130 Esas, 2018/515 Karar sayılı kararı ile “Dosya kapsamına göre, yargılama sırasında mahkemenin yargı çevresindeki cezaevinde başka suçtan tutuklu bulunup mahkemece karar duruşmasında hazır edilmesi için ara kararı kurulan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 196. maddesi uyarınca duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik isteği bulunmayan sanığın, duruşmaya getirilmeksizin yokluğunda mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli 2019/58 Esas, 2019/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası; 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2020 tarihli Tebliğnamesinde sanık hakkındaki hükümlerin “onanması” yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Mağdure ile sanık arasındaki ilişkinin rızaya dayalı olmasına, sanığın talep ettiği hususların araştırılmadığına, mağdurenin ifadelerinden baskı altına alındığının anlaşıldığına, mahkumiyete yeter delil olmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece, mağdurenin olaydan bir süre evvel Dilara isimli bir kişi ile sosyal paylaşım sitesinde tanıştığı, bu kişinin numarasını vererek telefonla görüşme isteğini bildirdiği, bilahare mağdurenin verilen numaraya mesaj göndermesi sonrasında sanığın mesaja cevap vermesi üzerine sanık ile mağdurenin telefonla görüşmeye başlayıp arkadaş oldukları, olaydan kısa bir süre önce mağdurenin aksi sabit olmayan beyanına göre sanığın isteği üzerine mağdurenin fotoğraf makinesini sanığa verdiği, ancak daha sonra sanığın fotoğraf makinesini iade etmediği, mağdurenin babası katılan …’ın fotoğraf makinesini sorması üzerine mağdurenin sanıktan makineyi istediği ve sanığın makineyi vereceğini söyleyerek mağdureyi bir eve götürdüğü, burada mağdurenin beyanına göre zorla bally çektirdiği, mağdurenin kendinden geçmesinden sonra sanığın mağdureye karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, daha sonra mağdureyi ayıltarak evine gönderdiği, evde iç çamaşırlarında kan gören mağdurenin kendisine cinsel istismarda bulunulduğunu anladığı, ancak korktuğu için olayı kimseye anlatamadığı, ağladığını gören annesine okulda öğretmeni ile tartıştığını, bu nedenle ağladığını söylediği, bu olaydan bir süre sonra sanığın kendisini tekrar arayarak buluşmak istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine sanığın elinde kendisine ait videoların bulunduğunu, gelmezse bu kayıtları babasına göstereceğini söyleyerek tehdit ettiği, bunun üzerine korkuya kapılan mağdurenin buluşmayı kabul ettiği, sanığın daha sonra mağdureyi bilmediği bir eve götürdüğü, burada kıyafetlerinin üst kısmını çıkaran sanığın mağdurenin de kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı, mağdureyi öptüğü, zorla sahip olmaya çalıştığı, ancak mağdurenin direnmesi sonucu eylemini tamamlayamadığı, mağdurenin yargılama aşamasında olayı yukarıdaki şekilde anlattığı, yargılamaya konu eylemin samimi bulunan ve yukarıda ayrıntılı ifade edilen mağdure beyanlarında anlatıldığı şekilde meydana geldiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir.
2. Sanık, mağdure ile organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiğini kabul etmekle birlikte bunu mağdurenin rızası ile yaptığını savunduğu, ayrıca sanığın telefonundan çıkan görüntülerin de gönüllü ilişkiye delil olarak gösterildiği, ancak mağdurun beyanları dikkate alındığında baly çekmesi sonucu kendisinde olmadığı bu itibar ile rıza ile ilişkinin söz konusu olamayacağı, yine mağdurenin yargılama sırasında alınan beyanında fotoğraflardan kırmızı kalemle numaralandırılan 6 tanesinin kendisine ait olduğunu, bu fotoğrafların kendi fotoğraf makinesinde kayıtlı görüntüler olduğunu söylediği, mağdurenin aşamalardaki tutarlı beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın savunmasının suçtan kurtulma amacına yönelik olduğunun anlaşıldığı, katılanlar ile tanıkların görgüye ilişkin bir bilgilerinin bulunmadığı, alınan raporlara göre mağdurenin kızlık zarında eski yırtık bulunduğu, mevcut yırtığın eski olması nedeniyle tıbben oluştuğu tarihin tam olarak tespit edilemeyeceğinin belirtildiği, mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığının anlaşıldığı, mağdure ilk olay sırasında rızası ile sanığın götürdüğü eve gitmiş ise de, sonraki aşamada gelişen olaylar nedeniyle rızasının ortadan kalktığı, ancak sanık tarafından bally çektirilmek suretiyle direncinin ortadan kaldırıldığı, sonraki olayda ise sanık tarafından tehditle olay yerine götürüldüğünden başlangıçtan itibaren rızadan söz edilemeyeceğinin anlaşıldığı, bu suretle sanığın mağdureye karşı zincirleme şekilde cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını işlediği sanığın kaçamak savunmaları, mağdure beyanı, doktor raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla müsnet suçlardan sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Mağdurenin soruşturma aşamasındaki ilk ifadesinde cinsel ilişki yaşanmadığını, yine soruşturmadaki ek ifadesinde sanığın ilk olarak zorla bali çektirerek kendisinde olmadığı sırada, ikincisi elinde görüntüleri olduğu ve yayacağı tehdidiyle toplamda iki kez rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmesi kovuşturma aşamasında ise tehditle gerçekleştiğini iddia ettiği ikinci olayda sanığın kendisiyle zorla birlikte olmak istemesine rağmen direnmesi nedeniyle cinsel ilişkinin gerçekleşmediğine yönelik çelişkili beyanları, bu ilişkilerden sonra sanık ile birlikte minibüs durağına giderek minibüse binmeleri şeklinde eylemlerin zorla gerçekleştiğini şüpheye düşürür davranışları, sanığın tüm aşamalarda mağdure ile rızası dahilinde birliktelik yaşadığına dair savunmaları ile mağdurenin yaşadığı eve dair ayrıntılı açıklamasını içerir dilekçesi, intikalin sanığın mağdurenin babasına kızına sahip çıkması şeklindeki mesajından sonra gerçekleşmesi, mağdurede evi terk etme iradesinin bulunmaması, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın olay günü mağdureye cebir ve tehdit kullanmak suretiyle rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğine dair, soyut iddia dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, suç tarihindeki yaşı itibarıyla rızası hukuken geçerli sayılan mağdure ile sanığın herhangi bir zorlama olmaksızın cinsel ilişkiye girmeleri şeklinde sübuta eren eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı nazara alınarak beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüş, açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli 2019/58 Esas, 2019/116 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.