YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3111
KARAR NO : 2023/5573
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/588 Değişik İş
Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2017/385 Esas, 2018/325 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/588 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.06.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/24193 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54375 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54375 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.
Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir…” şeklindeki ve,
Geçici 34. maddesinde yer alan, “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir…” şeklindeki düzenlemeler gözetildiğinde,
Sanık hakkında, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/04/2018 tarihli kararı ile 213 sayılı Kanun’un 359/b maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesini müteakip, anılan Kanun’un ilgili suç maddesine yönelik, 7394 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler uyarınca yapılan uyarlama talebi sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine ve yapılan itirazın merciince de reddine karar verilmiş ise de, atılı suça ilişkin infaz aşamasında bulunan dosyaları da kapsamak üzere, suça konu eylem hakkında ayrıca bir vergi cezası bulunmaması halinde ve tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının ödenmesi halinde sanık hakkında hükmolunan cezanın indirileceği anlaşılmakla, anılan yeni düzenlemenin zincirleme suç hükümleri haricinde hükümlü lehine düzenlemeler içerdiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2017/385 Esas, 2018/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2018/2976 Esas, 2019/2732 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun’a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.
…
359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.”
Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.
4. Cumhuriyet Başsavcılığınca, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2017/385 Esas, 2018/325 Karar sayılı ek kararı ile “…zincirleme suç hükümlerinin sanık lehine uygulanmasına hukuki imkan bulunmadığı…” gerekçesiyle dosya üzerinden inceleme yapılarak talebin reddine karar verilmiştir.
5. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/588 Değişik İş sayılı kararı ile Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2017/385 Esas, 2018/325 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; uyarlama yargılaması yapılarak 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ve aynı Kanun’un 6 ncı maddesi ile yapılan ve sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin değerlendirilmesi, zincirleme suç yönünden de duruşma açılmak suretiyle gereğinin takdir ve ifası yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile talebin reddine karar verilmesi karşısında; itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/588 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Hükümlü hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde karar verildi.