Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21930 E. 2023/5661 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21930
KARAR NO : 2023/5661
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/76 E., 2015/133 K.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2014 tarihli ve 2014/132 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, her iki suç açısından da 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Çorum Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2014/76 Esas, 2015/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 11.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, gerekçeli kararda belirtilen tarihe göre kamu davasının Mahkeme kararından sonra açıldığına, çeki açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği bir kişiden alması nedeniyle suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, keşidecisi Kule Grup Enerji…. Şirketi olan, 13.500,00 TL tutarlı, yasal unsurları haiz, gerçek bir çekten tamamen sahte olarak üretilmiş çeki katılandan satın aldığı kiremit karşılığında verdiği ve bu çekin katılan tarafından bankaya ibrazında sahte olduğu anlaşılmıştır.
2. Suça konu çekteki çek numarası ile vergi numarasının değiştirildiği, çekin orijinalinin daha önceden keşidecisi tarafından başka birine ciro edilip ödemesinin de yapıldığı belirlenmiştir.
3. Alınan ekspertiz raporlarında, çekin ön yüzündeki yazılar ile sanığa atfen atılan cironun sanığın eli ürünü olduğu, çekin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Çek Mahkemece de gözlemlenmiş ve özellikleri duruşma tutanağına geçirilmiştir.
5. Sanık suça konu çeki araba sattığı … adlı kişiden aldığı yönünde savunmada bulunmasına rağmen …’in açık kimlik ve adres bilgilerini veremediği gibi bu kişiyle arasında ticari ilişki bulunduğuna dair herhangi bir bilgi, belge ve fatura ibraz edememiştir.
6. Mahkemece sanığın savunması, katılan ve tanık beyanları, ekspertiz raporları, Mahkeme gözlemi, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği sabit olduğundan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. İddianame tanzim tarihi 18.07.2014 olmasına rağmen gerekçeli kararda iddianame özetlenirken kamu davasının sehven 18.07.2015 tarihinde açıldığının yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Gerekçede temel ceza belirlenirken teşdit uygulanacağı belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin (f) bendi ve son cümlesi uyarınca hapis cezasının alt sınırdan, para cezasının ise alt sınırın da altında kalacak şekilde belirlenerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
5. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.06.2013 tarihli, 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 1996/1221 Esas ve 1996/373 Karar sayılı ilamına konu mahkumiyet ilamı yerine daha az cezaya hükmolunan Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/311 Esas ve 2008/427 Karar sayılı mahkumiyet ilamının tekerrüre esas alınması hususu dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 5 numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2014/76 Esas, 2015/133 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine ” Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 1996/1221 Esas ve 1996/373 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünden dolayı tekerrür şartları oluştuğundan, TCK’ nın 58 inci maddesinin 6 ncı ve 7 nci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin eklenmesine ve aleyhte temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun da infaz aşamasında gözetilmesi suretiyle eleştirilen husus dışında hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.