YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1950
KARAR NO : 2023/2817
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/113 E., 2022/79 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2020/244 Esas, 2021/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2022/113 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”… Tüm dosya kapsamında gerek güvenlik kamera kayıtları ve gerekse taraf beyanlarından anlaşılacağı üzere sanığın, sabah saatlerinde yalnız olarak yürümekte olan katılan … ****’yi görmekle bir müddet takip ettikten bir anda arkasından saldırarak otoparkın iç kısmına doğru savurduktan sonra mağdurun direncini kırmak amacıyla bıçak zoruyla dizleri üzerine çömelttirerek arka özel bölgesi üzerine çıkarak öpmeye ve bir taraftan da -katılan … ve katılan… beyanları ile de sabit olduğu üzere- kıyafetlerini çıkarmaya çalışmak suretiyle -basit cinsel saldırıyı aşan- ”nitelikli cinsel saldırı” suçunun icrası kapsamında eylemine devam etmekte iken, mağdurun çığlık atarak direnmeye çalışması üzerine ”imdat” sesini duyan -aynı otoparkta- özel güvenlik görevlisi olarak çalışan katılan … ****’ın bulunduğu yerden çıkarak sanığı mağdura saldırır şekilde gördüğü, ”ne oluyor” diyerek müdahale ettiği, sanığın, katılan …’a hitaben ”siktir git” diyerek eylemine devam etmesi üzerine katılanın ”bekle geliyorum” şeklinde bağırdığı, yakalanmaktan korkan sanığın mağduru bırakıp kaçması, kaçarken de mağdur beyanına göre kaçarken pantolonunu toparladığı dikkate alındığında eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, meydana gelen olay nedeni ile mağdurun, vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşıldığından sanığın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilen ve aşamalarda çelişen savunmalarına itibar edilmemesi gerektiği hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur…”
Şeklindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanığın eyleminin cinsel saldırı suçunu oluşturduğu halde vasıflandırmada hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bu konuda temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2022/113 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.