Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/877 E. 2023/7403 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/877
KARAR NO : 2023/7403
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2339 E., 2022/1853 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/91 E., 2022/49 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile eşinden ölüm aylığı bağlanan davacıya babasından dolayıda bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşinden dolayı emekli aylığı aldığını, 1984 yılında vefat eden babası…’dan dolayı da başvuruda bulunduğunu ve babasından dolayı da ölüm aylığı bağlandığını, 2014 yılında maaşını almaya gittiğinde babasından dolayı emekli aylığının yatmadığını gördüğünü, sorduğunda Genel Müdürlüğünün genelgesi uyarınca aldığı maaşın asgari ücretin üzerinde olduğundan dolayı babasından aldığı maaşın kesildiğini ve bugüne kadar aldığı maaşın faizsiz olarak borç çıkartıldığını kendisine söylediklerini, ölen eşinden aldığı maaşından hariç olarak babasından da maaş almaya hakkının olduğunu bu nedenle davacının babasından dolayı ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile davacıya tahakkuk ettirilen borcun iptali ile 4.202,14 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davacıya iadesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 1984 yılında vefat eden babasından dolayı kuruma ölüm aylığı almaya hak kazanmak için başvurmuş ve davacıya 2004 tarihinden itibaren ölüm aylığı ödenmeye başlandığını, 5434 sayılı Kanun’a göre aldığı aylığın asgari ücretin üzerinde olması nedeniyle ölüm aylığı alamayacağının belirtildiğini, kurum tarafından yapılan işlemin haklı ve yerinde olduğunu bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin özetle: davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının (…TC) kimlik numaralı Bağ-Kur Sigortalı babası…’dan bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı kurum işleminin iptali ile davacının ölüm aylığına hak kazandığının tespitine, davacının aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden aylık bağlandığı tarih olan 01.04.2018 tarihine kadar ölüm aylığının bağlanmasına, davacının (…TC) kimlik numaralı Bağ-kur sigortalı babası…’dan bağlanan aylığının kesilmesi nedeni ile kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacıdan tahsil edilen 1.054,23 TL’nin tahsil edildiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine Kurum sataşmasının bu şekilde giderilmesine; karar karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacının eşinden aldığı aylık brüt asgari ücretin üzerinde olduğundan, aylık kesilmesi işleminin yerinde olduğunu, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davacının babasının Bağ-Kur sigortalısı olup, ölüm tarihinin 1984 yılı, eşinin ise emekli sandığı sigortasına tabi olduğu ve ölüm tarihinin 2004 yılı olduğu dikkate alındığında uygulanan mevzuat hükümlerine göre kararın isabetli olduğunun anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK ‘nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacının eşinden aldığı aylık brüt asgari ücretin üzerinde olduğundan, aylık kesilmesi işleminin yerinde olduğunu, bam kararının kaldırılarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
479 sayılı Kanun’un 4926 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile değiştirilen 46 ncı maddesinin 2 nci fıkrasının “Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik Kanun’ları kapsamında çalışmaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan nedenlerin ortadan kalkması halinde, bu Kanunun 45 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi hükmü saklı kalmak şartıyla, bu tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden başlanarak yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” hükmü ile yine 1479 sayılı Kanun’un 4926 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi ile değiştirilen 45/c maddesinin “on sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25’i,” oranında aylık bağlanır şeklinde değiştirilmiştir.

Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davacının eşi 4/1-c kapsamında sigortalı iken 10.4.2004 tarihinde vefat ettiği, davacıya eşinden dolayı aylık bağlandığı, babasının ise 1479 sayılı Kanun’a tabi Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 4.8.1985 yılında vefat ettiği ve davacının talebi üzerine 01.01.2005 tarihi itibariyle aylık bağlandığı, 2013/26 sayılı genelge gereği babasından almakta olduğu ölüm aylığının 01.09.2014 tarihi itibariyle iptal edildiği ve yersiz ödenen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği, 4956 sayılı Kanun ile 08.08.2003 tarihinde yapılan değişiklikten sonra, 45/2 nci madde hükmünde yer alan ” bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik Yasaları kapsamında çalışmayan, bu yasalar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine “aylık bağlanır” şeklinde düzenleme gözetildiğinde her iki aylığa hak kazandığı anlaşılmaktadır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.