YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/39655
KARAR NO : 2010/1595
KARAR TARİHİ : 27.01.2010
Eşini basit yaralama suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun86/2-3a, 62.maddeleri uyarınca yüzelli gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, üç yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair ÇUBUK Sulh Ceza Mahkemesinin 22.10.2008 tarihli ve 2008/434 esas, 2008/437 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkun Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2008 tarihli ve 2008/297 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23.07.2009 gün ve 2009/7889/38680 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2009 gün ve 2009/188287 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli ve 2006/6 YD-346 esas, 2008/25 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 231/6-c maddesinde yer alan şartın aranmayacağı cihetle, sanığa atılı suçun işlenmesiyle somut bir zararın oluşmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sanığın itirazının kabul edilmiş olması karşısında, önceki hükümle belirlenenve sanık için kazanılmış hak olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardan daha ağır ve sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar verilmeyeceğinin gözetilmemesinde,
Çubul Sulh Ceza Mahkemesinin 22.10.2008 tarihli ve 2008/437 sayılı kararı ile ilgili olarak;
5271 sayılı Kanun’un 231/8 maddesi uyarınca beş yıl süreyle denetim süresi belirlenip, bir yıldan fazla süreyi geçmemek kaydıyla denetimli serbestlik tedbiri belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2008 gün, 2008/297 D.İş sayılı kararı yönünden 2 no’lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2009 gün 2009/4-169, 2009/223 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hüküm niteliğinde bulunmadığından, kazanılmış hak oluşmaması karşısında, bu konuya ilişkin tebliğnamenin 2 no’lu bozma istemi yerinde görülmediğinden REDDİNE,
2- 1 no’lu kanun yararına bozma istemine gelince;
Sanığın kasten yaralama eylemi nedeniyle maddi bir zararın meydana geldiğine dair bir tespitin bulunmaması, mağdurun herhangi bir tazminat isteminin de olmaması karşısında, itiraz merciince, itirazın bu yönden reddi yerine, zararın giderilip giderilmediği araştırılmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle kabulüne karar verilmediği anlaşılmakla, 1 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle birlikte, ÇUBUK Sulh Ceza Mahkemesinin 22.10.2008 tarihli itiraza konu kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, CMK.’nın 231.maddesinin 8.fıkrasına aykırı olarak denetim süresinin 5 yıl yerine, 3 yıl olarak belirlenmesi nedeniyle itiraz merciince, itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmediğinden (ÇUBUK) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 24.11.2008 gün ve 2008/297 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 27.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.