Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2613 E. 2023/2952 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2613
KARAR NO : 2023/2952
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/369 E., 2022/417 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2021 tarihli ve 2021/2553 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/292 Esas, 2021/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b) Cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, ikinci fıkrasının (a), (d), (e) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/2695 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili, katılan … ve katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, cinsel taciz suçundan kesin olmak üzere karar verilmiştir.

4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/5421 Esas, 2022/8287 Karar sayılı kararı ile Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 02.07.2021 tarihli iddianame ile sanığın bir defa çocuğun cinsel istismarı eyleminde bulunduğundan bahisle kamu davası açılıp müsnet suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair herhangi bir anlatımda bulunulmadığı halde İlk Derece Mahkemesince sanığa ek savunma hakkı verilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ile artırım yapılması ve adli sicil kaydı bulunmayıp olayın aydınlatılmasına yardımcı olup, pişman olduğunu belirten sanık hakkında dosya kapsamı ile bağdaşmayan soyut ve yetersiz gerekçelerle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/369 Esas, 2022/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın samimi ikrarları, pişmanlığı göz önüne alınarak karar verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın suç işleme kastının olduğuna, ikrarının söz konusu olduğuna, sanığın yargılama süreci boyunca hakkında takdiri indirim uygulanacak bir durum ve pişmanlık belirtisi sergilemediğine, alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmesi gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmesi gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesine göre ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamından, katılan aşamalardaki beyanlarında sanığın elbiseleri üzerinden göğüslerini ellediğini, öptüğünü ve sarıldığını, hatta özel bölgelerinin fotoğraflarını atması karşısında para ve sigara vermeyi teklif ettiğini beyan ettiği, sanığın soruşturma aşamasında atılı suçlamayı kısmen inkar etse de kovuşturma aşamasında mağdurenin sadece göğüslerini ellediğini, bir de fotoğraf istediğini ikrar ettiği ve katılanın beyanlarını doğruladığı, Whatsapp isimli programda yer alan konuşma içeriklerinde; “Armutları çek gönder, önündekini çek gönder, sigara aldım, (…) yengeni aşağıya indirecem komşuya, eve çıkacam gelecem tamam,” şeklinde mesajlaşmalar bulunduğu, sanığın da konuşma içeriğini ikrar ettiği kabulüyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılanın aşamalardaki beyanlarının istikrarlı olduğu, sanığın suçunu ikrar ettiği, Whatsapp isimli programda yer alan konuşma içeriklerini kabul ettiği, sanığın mağdurenin elbiseleri üzerinden göğüslerini ellemesi, mağdureyi öpmesi ve sarılması şeklinde gerçekleştiği eylemin süreklilik arz etmemesi, kesintili ve ani olması sebebi ile eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı, sanığın suçunu ikrar ettiği ve dosyaya yansıyan olumsuz davranışlarının bulunmadığı da dikkate alındığında Mahkemenin alt sınırdan uzaklaşmama ve takdiri indirim uygulama gerekçesinin yerinde olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/369 Esas, 2022/417 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ile sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bilecik Ağır

Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.