Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2013/22875 E. 2014/11966 K. 30.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22875
KARAR NO : 2014/11966
KARAR TARİHİ : 30.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Taraflar arasındaki “boşanma” ve “karşı boşanma” davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (koca) tarafından; kusur belirlemesi, maddi tazminat ve nafaka yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 30.05.2014 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davacı-karşı davalı (koca)’nın açtığı boşanma davasına karşı, davalı-karşı davalı (kadın)’ın açtığı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucu; davacı-karşı davalı (koca)’nın boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacı (kadın)’ın boşanma davası hakkında ise, davacı-karşı davalının boşanma davasında karar tesisi edildiğinden davalı-karşı davacının boşanma talebi hakkında karar tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı (koca)’nın boşanma davasına karşı açılan karşı dava da asıl davanın şartlarına tabidir. Gerek asıl dava, gerekse karşı dava birbirinden bağımsız davalardır. Karşı dava da müstakil dava niteliğini taşıdığından asıl dava ile ilgili ilke ve kurallar karşı dava bakımından da uyulması gereken kurallardır. Karşı davadaki talep, dava şartları ve sair hususlar asıl davadan bağımsız olarak araştırılarak ve yargılama sonucunda her talep ile ilgili verilecek olan karar hüküm fıkrasında açıkça gösterilecektir.
Yukarıda açıklandığı gibi, asıl dava ile karşı dava dosyasındaki tüm talepler ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, asıl dava dosyasında boşanma kararı verildiğinden bahisle davalı tarafından açılan karşı boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yine yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı (koca)’nın daha önce açtığı ve reddedilen boşanma davasının gerekçesine göre; eşine ayrı ev açmayarak ailesi ile birlikte yaşamaya zorladığı ve eşini istemediğini belirterek davalı eşini ailesinin yanına bıraktığı ve tanık Hanife’nin beyanına göre de eski eşi ile birlikte yaşayarak sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı (koca)’nın eşini istemediğini belirterek ailesinin yanına bırakması ve sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi davalı-karşı davacı (kadın)’ın kişilik haklarına saldırı niteliğindedir ve davalı-karşı davacı (kadın) lehine manevi tazminat koşulları oluşmuştur. Ne var ki hüküm davalı-karşı davacı (kadın) tarafından kendi boşanma davası ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmediğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa işaret etmekle yetinilmiştir.
2- Davacı-karşı davalı (koca)’nın temyiz itirazlarına yönelik incelemeye gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 119.00 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30.05.2014 (Cuma)