Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/4005 E. 2023/5566 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4005
KARAR NO : 2023/5566
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/718 E., 2020/376 K.

Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2019/718 Esas, 2020/376 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 51 inci, 52 nci ve 62 nci, maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının ertelenmesine ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 12.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.03.2022 tarihli ve 2021/26158 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/49422 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/49422 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçunu üç kişi olarak iştirak halinde işledikleri gerekçesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/3. maddesinde yer alan, “Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanıklar hakkında 1 yıl olarak belirlenen temel cezanın yarı oranında arttırılmak suretiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiş ise de; suçun işlendiği 07/10/2016 tarihi itibariyle anılan Kanun’un 158/3. maddesi yürürlükte olmayıp, suç tarihinden sonra 24/11/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile söz konusu değişikliğin yapıldığı, bu halde 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesinde yer alan, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme gereğince, suç tarihi itibariyle aleyhe kanun değişikliğinin sanıklar hakkında uygulanamayacağı ve sanıklar lehine olan değişiklik öncesi ceza miktarları göz önüne alınıp hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, aleyhe düzenleme uyarınca fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası; “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.” ve aynı Kanun’un 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile değişik 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi; “(Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Dolandırıcılık suçunun, kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un Zaman bakımından uygulama
başlıklı 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” denilmektedir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile eklenen 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise; bu suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı belirtilmiştir.

4. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; “Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.” ve aynı Kanun’un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise; “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
…”
Hükümleri yer almaktadır.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; suç tarihi olan 07.10.2016 tarihinde, sanıkların iştirak halinde hareket etmek suretiyle, kendilerini banka çalışanı olarak tanıttıkları ve aidat iadesi yapacaklarından bahisle katılanı aldatıp hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiklerinin iddia ve kabul olunması karşısında; Mahkemece sanıkların eylemlerinin suç tarihi itibarıyla lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suça vücut verdiği kabul edilmesine rağmen, aynı Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı şeklindeki hükmün de suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiği gözetilmeden verilen cezalarda artırıma gidilmesi ve 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenlerle yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2019/718 Esas, 2020/376 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde karar verildi.