Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/1979 E. 2023/2969 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1979
KARAR NO : 2023/2969
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1377 E., 2022/1431 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ve 2021/335 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 37 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/1377 Esas, 2022/1431 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan mağdur vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin ve tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurede fiili livata bulgusuna rastlanmadığına, sanık lehine olan hususların değerlendirilmediğine, cezalandırmaya yeterli kesin delil olmadığına, şüphe bulunduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerekirken alt sınıra yakın şekilde cezalandırılmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “Sanığın öz kızı olduğu ve tarafların suç tarihi olan 2017 – 13/08/2021 tarihleri arısında Uşak ilinde ikamet ettikleri, sanık hakkında, kızı olan mağdura yönelik cinsel istismar eylemleri iddiası ile daha önceden Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/12599 soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturma yapıldığı ancak delil yetersizliğinden alınan dosyadan takipsizlik kararı verildiği, söz konusu soruşturmada mağdurun bir yurda yerleştirildiği, soruşturmanın takipsizlik ile sonuçlanması sonucunda mağdurun tekrar babasına teslim edildiği, bu dönemden sonra, mağdurun bu yargılamaya konu olan dosyada tespit edildiği üzere evden kaçtığı tarih olan 14.08.2021 gününden bir gün öncesi olan ve sanığın son eylem tarihi olan 13.08.2021 gününe kadar değişik tarihlerde birden fazla kez nitelikli cinsel istismara maruz kaldığı, buna göre sanığın, öz kızı olan mağdurun vücudunun ve cinsel bölgelerini ellemek, kendi penisini mağdura elletmek, mağduru öpmek ve kendi cinsel organını mağdurun anüsüne sokmak suretiyle birden fazla kez mağdura karşı cinsel istismarda bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık …’un mahkeme huzurunda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; dosyada yer alan ve yukarıda açıklanan çekyat üzerinde ele geçirilen bez üzerinde yapılan incelemeye göre İzmir Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün KPL Olay Numarası: İZM-21-19473 sayılı 24.06.2021-26.08.2021 inceleme tarihli raporu, mağdur … hakkında ikmal edilen iç beden muayenesine ilişkin rapor, tanık Nilam’ın beyanı, mağdurun aşamalarda ayrıntılı olarak somutlaştırma şeklindeki istikrarlı ve tutarlı beyanları ile tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın suçtan ve cezadan kurtulamaya yönelik olduğu değerlendirilen savunmalarına itibar edilmemiş olup sübut bulan eyleminden ötürü cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklinde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hüküm kurulurken takdir edilen sonuç cezanın 37 yıl 12 ay hapis cezası olarak belirlendiği ve fakat 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü çerçevesinde “Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza 30 yıldan fazla olamaz” şeklindeki düzenleme gözetilerek sonuç cezanın 30 yıl hapis olarak yazılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hukuka aykırı olmakla birlikte bu hususun davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasının 5 inci bendinden sonra gelmek üzere; “Sanık hakkında hükmedilen ceza miktarının 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin yedinci fıkrası gözetilerek 30 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/1377 Esas, 2022/1431 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının , 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.