YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16501
KARAR NO : 2023/5684
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/6 E., 2019/95 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/6 Esas, 2019/95 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1’er yıl 8’er ay hapis ve 8.320,00’şer TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyizi; sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığına, bozma öncesi verilen erteleme hükmünün kazanılmış hak oluşturduğuna, ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyizi; atılı suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle mağduru arayıp, telefonda konuşan kişinin kendisini polis olarak tanıttığı, hesaplarının PKK terör örgütü eline geçtiğini ve boşaltılacağını, bu nedenle parasını çekip vereceği hesap numarasına yatırması gerektiğini belirterek katılanı ikna etmek suretiyle 4.280,00 TL parayı sanık …’ın hesabına yatırmasını sağladıkları; mağdur beyanı, sanık …’ın savunması, banka kayıtları, canlı teşhis tutanağı ve HTS kaydı dökümleri uyarınca eylemin sabit olduğu, sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı kabul edilerek, sanıkların dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ve sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay bozma ilâmına konu hükümler sadece sanıklar tarafından temyiz edildiği, bozma öncesi verilen ilk hükümlerde, hükmolunan hapis cezalarının ertelendiği gözetilmeden, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı olarak erteleme hükümleri uygulanmayıp kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi, hukuka aykırılık sebebi olarak belirlenmiş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/6 Esas, 2019/95 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının yedinci paragrafındaki “51.” ibaresinin tamamen çıkartılması ve bu paragraftan sonra gelmek üzere “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıklar hakkında tayin olunan hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine, aynı maddenin altıncı fıkrası gereğince sanıkların kişilikleri ve sosyal durumları göz önünde bulundurularak, denetim süresinin sanıklara herhangi bir yükümlülük yüklenmeden ve uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine, sanıkların belirlenen 1 yıl 8 aylık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen hapis cezalarının tamamının veya bir kısmının infaz kurumunda çektirileceğinin aynı maddenin yedinci fıkrası gereğince sanıklara ihtarına” şeklindeki paragrafın eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.