Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/15194 E. 2023/5681 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15194
KARAR NO : 2023/5681
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/321 E., 2015/772 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/321 Esas, 2015/772 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
3. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, eksik inceleme ile karar verildiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın Olay Gazetesinde özel şoförlük ilanı verdiği, katılanın ilandaki telefon numarasını aradığı ve kendisini Serbay ismiyle tanıtan sanık ile görüştüğü, sanığın Gemlik Limanındaki gümrüğe gelen malların ticareti ile uğraştığını, yaşlı olan anne ve babasını Mudanya’ya yerleştireceğini, onlara özel şoför aradığını söyleyerek yüz yüze görüşmek için katılanı Bursa’ya davet ettiği, katılanın 1 gün sonra Bursa’ya geldiği ve sanık ile buluştukları, sanığın katılana anne babasının şoförlüğünü yapacağını, boş zamanlarda da kendisinin gümrük işleri ile ilgileneceğini, gümrüğe girip çıkarken lazım olacak bir belgeyi çıkartmak için 1.500,00 TL para gerektiğini söylediği ancak katılanın bu kadar parası olmadığı için teklifi reddettiği, 08.08.2011 tarihinde tekrar telefonda görüştüklerinde katılanın 400,00 TL gönderebileceğini söylemesi üzerine sanığın hesap numarasını katılana göndererek parayı yatırmasını istediği, katılanın da sanığın verdiği hesaba kartsız para yatırma işlemi ile 400,00 TL para gönderdiği, sonraki görüşmelerde oyalandığını fark eden katılanın verdiği parayı istemesi üzerine sanığın “sen daha çok beklersin” diyerek katılana sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, ayrıca 11.08.2011 tarihli mesaj tespit tutanağında yazılı birçok tehdit ve hakaret içerikli mesajlar yolladığı kabul edilerek sanığın tehdit, hakaret ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında, katılana yönelik 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği tehdit, hakaret ve dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açıldığı, her ne kadar sanığın hakaret eylemi uzlaşma kapsamında olup soruşturma aşamasında uzlaşma teklifi yapılmış ise de bu tarihte tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmaması ve atılı suçların birlikte işlenmesi nedeniyle soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ile aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, sanığa yüklenen tehdit ve dolandırıcılık suçlarının uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca, sanığın üzerine atılı tehdit, hakaret ve dolandırıcılık suçlarından uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,
2. Sanığa isnat edilen dolandırıcılık suçu ile hakaret ve tehdit suçlarının birlikte işlenmediği, bu nedenle üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren hakaret ve tehdit suçlarından dolayı kurulan hükümlerden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun karar yerinde değerlendirilmesi gerekliliği,
3. Kabule göre de; sanığın tekerrüre esas alınan Çaykara Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/77 Esas ve 2011/78 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/321 Esas, 2015/772 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.