YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/20291
KARAR NO : 2012/4109
KARAR TARİHİ : 28.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Tapu İptali-Tescil ve Mirasta İade
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 14.2.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Av. … ve karşı taraf davalı … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 28.02.2012 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Mirasbırakanın, malvarlığının bir kısmını sağlığında mirasçıları olan davacı ve davalı arasında paylaştırdığı, paylaştırdıklarının haricinde, dava konusunu oluşturan … Köyündeki (121), (159), (199), (223) numaralı parseller ile Kayseri …’daki 100 ada (70) numaralı parseli ise, ölümünden önceki bir yıl içinde oğlu davalı …’a kaşılıksız olarak hibe ettiği anlaşılmaktadır. Sağken yapılan paylaştırma, mirasbırakan tarafından kastedilmemiş olan bir eşitsizlik halinde payların denkleştirilmesi olanağı saklı kalmak üzere mirasçılar için bağlayıcıdır (TMK.m.647/2). Dava konusu taşınmazların davalıya hibe edilmesiyle, mirasbırakan tarafından iki oğlu arasında bir eşitsizlik yaratıldığı tartışmasızdır. Esasen davalı da 3.3.2010 tarihli dilekçesiyle kendi lehine eşitsizlik yapıldığını kabul etmiş, ancak bu eşitsizliğin mirasbırakan tarafından istendiğini ileri sürmüştür. Mirasbırakanın sağlığında karşılık almaksızın alt soyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi misarbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye tabidir (TMK.m.669/2). Davalı, mirasbırakanın kendisini iadeden muaf kıldığını kanıtlayamamıştır. Şu halde davalı, aldıklarını geri vermekle yükümlüdür. Davalıya yapılan kazandırma onun miras payını aştığı takdirde, mirasbırakanın bunu kendisine bırakmak istediğini ispat ederse, bu fazlalık denkleştirmeye tabi olmaz (TMK.m.672). Davalı, miras payını aşan kazandırmayı, mirasbırakanın kendisine bırakmak istediğine ilişkin hiçbir delil getirememiştir. Öyleyse, davalıya “hibe” edilen dava konusu taşınmazların denkleştirmeye tabi tutulması gerekirken isteğin yasal olmayan gerekçe ile reddedilmesi doğru değildir. Açıklanan sebeple sayın çoğunluğun onama görüşüne iştirak etmiyor, hükmün bozulması gerektiğini düşünüyorum.