YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6713
KARAR NO : 2023/4563
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/71 E., 2022/128 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2011 tarihli iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurelere karşı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2014 tarihli ve 2011/282 Esas, 2014/96 Karar sayılı kararı ile,
a. Suça sürüklenen çocuğun mağdure …’a yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 11 ay 15 gün, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b. Suça sürüklenen çocuğun mağdure Beyza’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 11.01.2021 tarihli ve 2016/11687 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararı ile, Mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuğun suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulmasının kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/71 Esas, 2022/128 Karar sayılı kararı ile,
a. Suça sürüklenen çocuğun mağdure …’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay, kazanılmış hakkı gözetilerek 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b. Suça sürüklenen çocuğun mağdure Beyza’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay, kazanılmış hakkı olduğundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurelerin tutarsız ve çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, olayın intikal şeklinin hayatın olağan akışına uygun olmadığına, mağdurelerin ailesi ile suça sürüklenen çocuğun ailesi arasında husumet bulunduğuna, mağdurelerin ruh sağlığına ilişkin adli tıp raporlarının çelişkili olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdureler Vekilinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuk hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, takdiri indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İki kız kardeş olan yaşları 12 yaşından küçük mağdurelerin evlerinin karşısında bulunan tuhafiyeciye gitmeleri sırasında bu yerde çalışan suça sürüklenen çocuğun, her iki kız kardeşe de ayrı ayrı birden çok kez şeker ve boncuk vereceğini söyleyerek dükkanına çağırarak ya da alışveriş için geldiklerinde ağızlarını kapatıp kollarından tutarak cebir uygulamak suretiyle yanaklarından öptüğü, kalçalarını, cinsel organlarını ve göğüslerini okşadığı, bu tarz eylemlerini uzunca bir süre sürdürdüğü, yaptığı davranışları kimseye anlatmamaları hususunda mağdureleri tehdit ettiği, eylemlerini yaparken mağdureleri kolundan tutarak çekiştirerek dükkanın arka tarafına götürdüğü Mahkemece kabul edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk her ne kadar suçu inkar etmiş ve bunların mağdurelerin annesi ile kendi ailesi arasında daha önceden var olan husumete dayalı olduğunu beyan etmiş ise de; bu beyanı doğrulayan her hangi bir delil elde edilmemiş ve beyanların suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve gerçekleri yansıtmadığı kanaatine varılmıştır.
Mağdurelerin her aşamada istikrarlı şekilde yapılan eylemleri cinsel istismarı ayrıntılı şekilde anlattıkları ve bu anlatımlarda her iki mağdurenin birbirlerini doğruladığı, olayın mağdurelerin içine kapanık tavırlar sonucu katılan annenin araştırmasıyla ortaya çıktığı, çocukların yaşları itibariyle böyle bir olayı kurgulayamayacakları, kurgulasalar bile anlatımlarda çatışmaya düşecekleri düşünüldüğünde mağdurelerin beyanlarına itibar edilerek suça sürüklenen çocuğun her iki mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mağdure …’un adli tıp raporlarına göre ruh sağlığının bozulduğunun anlaşılması karşısında, değişiklikten sonraki yasal düzenlemenin lehe olduğundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesi uygulanmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı bozmadan önce ayrı ayrı hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezalarına ilişkin hükümlerin sadece suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle bu cezaların suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak teşkil ettiği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun bu suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşılmasına rağmen hakkında 5237 sayılı
Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bu nedenle tebliğnamedeki çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümler yönünden belirtilen bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/71 Esas, 2022/128 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdureler vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdureler vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.