Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/3202 E. 2023/5617 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3202
KARAR NO : 2023/5617
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/193 Esas, 2015/227 Karar
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan kurum temsilcisi ve Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanığa yüklenen mühür bozma suçundan kamu davasına katılma hakkı bulunan ve davadan haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Giresun İl Özel İdaresinin hükmü temyiz etmesi dikkate alındığında, davayı takip etme ve katılma iradesini ortaya koyduğu değerlendirilmekle; katılan sıfatını alabilecek olan suçtan zarar görenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesi uyarınca hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu anlaşılmakla, davaya katılmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Dereli Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2014/193 Esas, 2015/227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan kurum temsilcisinin temyiz isteği; iki ayrı tarihte tutulan resmi tutanakla sanığın atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 14.04.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Dereli Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2014/193 Esas, 2015/227 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum temsilcisi ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.