YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15053
KARAR NO : 2023/5659
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/923 E., 2018/2000 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkraları gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, temyiz süresinin 15 gün olarak yanıltıcı şekilde gösterilmesi nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2012 tarihli ve 2012/11248 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle İzmir Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2013 tarihli ve 2012/1304 Esas, 2013/423 Karar sayılı kararıyla dolandırıcılık suçundan;
a. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık … hakkında yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği kabulüyle 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 3 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
3. Anılan kararın Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.06.2017 tarihli, 2017/1057 Esas, 2017/14573 Karar sayılı kararıyla uzlaştırma kurumunun uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan uzlaştırma işlemlerinin olumsuz sonuçlanması üzerine İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2017/923 Esas, 2018/2000 Karar sayılı kararıyla dolandırıcılık suçundan;
a. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık … hakkında yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği kabulüyle 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 3 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyizi; müvekkilinin diğer sanık …’ın eylemini bilmediğine, ihtilafın hukuki mahiyette olduğuna, maddi ve manevi unsurları oluşmayan suçtan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyizi, haksız yere verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine, zira katılanın tefecilik yaptığına ve % 20 faizli para aldığına, aracı da katılandan faiziyle bedelini ödemek üzere satmak için borç olarak devraldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın sahibinden.com adlı internet sitesine 35 HH…. plaka sayılı 1995 model tofaş marka aracının satış ilanını verdiği, sanık ile katılanın 25.07.2011 tarihinde yüz yüze gelerek 7.700,00 TL ye anlaştıkları ve Bornova 5. Noterliğine giderek aracın devrini sanığın aldığı, sanığın kardeşi tarafından aracın bedelinin getirileceğine katılanı ikna ederek oyaladığı, kardeşinin parayı getirmesini beklemeyi teklif ederek katılanı boşandığı eşi sanık …’in evine götürdüğü, burada yemek ikram ettiği, …’den 2006 yılında boşanmış olmasına rağmen mutlu ve işleri iyi olan bir aile intibaı çizdikleri, kardeşinin mevduat hesabının süresinin dolmadığını parayı dört gün sonra ödeyeceğini belirterek 7.500,00 TL tutarlı bono verip katılanı ikna ettiği, katılandan aldığı aracı da ertesi gün 6.150,00 TL ye satarak elinden çıkardığı anlaşılmıştır.
2. Katılanın parayı alamaması üzerine bono ile icra takibi başlattığında bonodaki adresin yemek ikram edilen ev değil tek gözlü müştemilat olduğu ve parayı tahsil edemediği anlaşılmıştır.
3. Sanık … atılı suçlamayı inkar ederek boşandığı ancak bazen birlikte yaşadığı eşinin suç tarihinde katılanı yemeğe getirdiğini ancak aralarındaki ticari ilişki ile ilgili bilgisinin olmadığını, bu alışverişe vakıf olmadığını beyan etmiştir.
4. Sanık … ise katılanın arabasını aldığını kabul etmekle birlikte tefeci olan katılandan borç olarak satmak ve faiziyle bedelini ödemek üzere aracı devraldığını, dolandırıcılık suçunu işlemediğini savunmuştur.
5. Mahkemece bozma sonrası uzlaştırmanın sağlanamaması üzerine katılan beyanı, sanıkların oluşa aykırı ve çelişkili savunmaları, bono sureti, haciz tutanağı, oluş ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın katılana yönelik tefecilik isnadının yerinde olmadığı, zira sanık …’ın parası olmadığı halde önceden tanımadığı katılanı kandırarak aracını devraldığı ve bedelini ödememek için oyaladığı, …’den 2006 yılında boşanmış olmasına rağmen mutlu ve işleri iyi olan bir aile intibaı uyandırdığı, katılanın bu nedenle aracı devretmesine rağmen parayı almadığı halde sanığın davranışları nedeniyle güven duyduğu, diğer sanık …’in de başlangıçta değil sonradan yardımcı olduğu, sanıklar hakkında iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işledikleri kabulüyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın adli sicil kaydında başka bir suç için akıl hastalığı sebebi ile ceza verilmeyip güvenlik tedbiri uygulandığı ve bu suçun suç tarihinin temyiz incelemesine konu suçun suç tarihine çok yakın olduğu ve kararın kesinleştiği, bu dosyada alınan rapora göre sanığın akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam olarak algılayamaz durumda olduğu, bu sebeple 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrasından yararlanması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmakla, öncelikle sanığın suç tarihi itibarıyla anılan Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığının sağlık kurulu raporu ile saptandıktan sonra sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden mahkumiyete hükmedilmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2017/923 Esas, 2018/2000 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2017/923 Esas, 2018/2000 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.