YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3685
KARAR NO : 2023/3718
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/348 E., 2022/659 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2018 tarihli iddianamesiyle, suça sürüklenen çocuğun mağdurlara yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan iki kez cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2019/5, 2019/150 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun mağdurlara yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca iki kez 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 19.06.2019 tarihli ve 2019/1653 Esas, 20119/1504 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdurlar vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2020/641 Esas, 2020/5909 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün gerekçe kısmında suça sürüklenen çocuğun olay günü mağdurun kalçasına cinsel organını dokundurmasından dolayı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verildiği belirtildiği halde hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması neticesinde hükümle gerekçe arasında çelişki oluştuğu ve mağdur …’a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden ise sair temyiz itirazlarının reddiyle, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2021/26 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun mağdurlara yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca iki kez 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6.Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi kararının suça sürüklenen çocuk müdafii, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 06.07.2022 tarihli ve 2021/23702 Esas, 2022/7531 Karar sayılı kararı ile, sair temyiz itirazlar reddedilip, Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 16.12.2020 gün, 2020/641 Esas, 2020/5909 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp, aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
7.Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/348 Esas, 2022/659 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun mağdurlara yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca iki kez 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ve 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine ve takdiri indirimin hatalı yapıldığına ilişkindir.
B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi ve bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
C.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk hakkındaki iddiaların soyut olduğuna, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki beyanlarının istikrarlı olduğuna, mağdurların beyanlarının çelişkili olduğuna, suça sürüklenen çocuğun annesi ile mağdurların annesi arasında husumet bulunduğuna, doktor raporlarının mağdurların beyanlarını doğrulamadığına, tanık beyanlarının suça sürüklenen çocuğun beyanlarını desteklediğine, mağdurların beyanları dışında başkaca delil olmadığına, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ile mağdurların teyze çocukları oldukları, mağdurların annesinin çalışması sebebiyle mağdurlarla aynı binada oturan ve aynı zamanda mağdurların teyzesi olan 2017 Eylül ayından beri suça sürüklenen çocuğun annesinin baktığı, suça sürüklenen çocuğun mağdur …’ın poposuna cinsel organı ile dokunduğu, bunun öncesinde de evin perdelerini kapatıp mağdurun kıyafetlerini çıkarttığı ve bunu yaparken de mağdurlara hitaben “hazır olun oyunumuza başlıyoruz, çıplak adam savaş oyunu oynayacağız” dediği, bu sırada suça sürüklenen çocuğun da kıyafetlerini çıkarttığı, telefonundan mağdurlara çıplak savaş oyunu gösterdiği, bu oyundakilerin kız ve erkek olduğu, mağdurlara hitaben de “bu oyunu oynayalım” dediği, suça sürüklenen çocuğun bu mağdurun poposuna cinsel organı ile dokunduğu, mağdurun canının yandığı ve bu sebeple de suça sürüklenen çocuktan bir daha yapmamasını istediği ancak suça sürüklenen çocuğun mağdura hitaben bir daha yapayım, bir daha yapayım diye tutturduğu, cinsel organını mağdurlara elletip kusturduğu, bunu yaparken de mağdurlardan anne babalarına söylememelerini tembihlediği ve “söylerseniz eğer bu evden atılırsınız” dediği, suça sürüklenen çocuğun bu şekilde farklı tarihlerde mağdurlar ile aynı evde bulunduğu sırada iki mağdurun da kalçasına, poposuna kendi cinsel organını değdirmek sürtmek şeklinde eylemlerde bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece suça sürüklenen çocuğun mağdur …’a yönelik ve birden fazla olmak üzere kendi cinsel organını bu mağdurun anal bölgesine dokundurması ve sürtmesi şeklindeki eyleminin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu, mağdur …’a yönelik birden fazla olmak üzere kendi cinsel organını bu mağdurun anal bölgesine değdirmesi ve sürtmesi şeklindeki eyleminin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
Mağdurlar ve ailesi ile suça sürüklenen çocuk ve ailesinin yakın akraba olup aynı binada yaşıyor olmaları ile mağdurlara suça sürüklenen çocuğun annesinin baktığı, hem suça sürüklenen çocuk hem de suça sürüklenen çocuğun annesi ile uzun sürelerde yalnız kaldıkları hususları dikkate alındığında, yakın akrabaları olan ve hemen hemen her gün suça sürüklenen çocuk ve annesi ile yalnız kalan mağdurların başlarından geçen bu olayları olayın hemen akabinde ailelerine intikal ettirmemelerinin hayatın olağan akışına uygun düştüğü mahkemece kabul edilmiştir.
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk müdafii mağdurların ailesi ile suça sürüklenen çocuğun ailesi arasında husumet olduğu iddiasında bulunmuş ise de, husumetin suça sürüklenen çocuğun mağdurlara yönelik eylemleri sebebiyle mağdurların ailesinin, suça sürüklenen çocuk hakkında suç duyurusunda bulunmasından sonraki bir zamanı taşıdığı, husumetin suça sürüklenen çocuğun annesi tarafından ve mağdurların annesininsuça sürüklenen çocuk hakkında şikayette bulunmasından saatler sonra emniyete gidip mağdurların annesinin FETÖ ile ilgisi olduğu konusunda şikayette bulunması sebebiyle ve suça sürüklenen çocuğun annesi tarafından meydana getirildiği, dosyada mevcut ihbar tutanağı başlıklı yazıdan anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut doktor raporu içeriğinde suç tarihi itibariyle 6 yaşında olan mağdur …’da bir livata bulgusunun tespit edilemediğinin bildirildiği, ayrıca suça sürüklenen çocuğun yargılamanın tüm aşamalarındaki savunma içerikleri, tanıkların beyan içerikleri, suça konu olayla ilgili şikayetin zamanı ve intikal etme şekli dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğun bu mağdura karşı eyleminin organ sokmak suretiyle gerçekleştiğine dair ve suça sürüklenen çocuğun bu mağdura karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçundan cezalandırılması için yeterli, inandırıcı, kesin ve her türlü şüpheden uzak bir delil elde edilemediğinden, suça sürüklenen çocuğun bu mağdur …’ın kalça bölgesine kendisinin cinsel organını birkaç kez sürttüğü anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun her iki mağdura karşı sabit olan zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebeplerine Yönelik
1.Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerde, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
B.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafileri İle Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebeplerine Yönelik
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/348 Esas, 2022/659 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.