YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/443
KARAR NO : 2023/3223
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/55 E., 2022/119 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2015 tarihli ve 2014/30 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, mahkumiyet kararları verilmiştir.
2. Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2015 tarihli ve 2014/30 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/11150 Esas, 2022/593 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 5237 sayılı Kanun’un 109 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.01.2023 tarihli ve 9-2022/141097 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdurun babasının vefat etmesi sebebiyle ifadesinin alınamadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine kabul anlamına gelememek kaydıyla sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle düşmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılamada sonucunda ” Katılan çocuğun soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki istikrarlı ve samimi beyanları, bozma sonrası aşamada vefat eden katılan çocuğun babası müşteki Yusuf’un katılan çocuk beyanları ile uyumlu kolluk beyanları, sanığın soruşturma aşamasındaki katılan çocukla ahırda birlikte sigara içtiklerine yönelik tevil yollu ikrar niteliğindeki beyanları, katılan çocuk ve müştekinin sanığa iftira atması için hiç bir nedenin bulunmaması hep birlikte gözetildiğinde; 2013 yılı Ağustos ya da Eylül ayında bir günde katılan çocuğun ahırda bulunduğu sırada sanığın ahıra girdiği ve kapıyı kilitleyerek katılanın ahırdan ayrılmasını engellediği ve cinsel saikle katılan çocuğun bacaklarını okşadığı mahkememizce sabit görülmüş, bu nedenlerle sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılan savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanığın, katılan çocuğun bulunduğu ahıra girerek cinsel saikle katılan çocuğun bacaklarını okşamak şeklindeki eyleminin sanık lehine olan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan (suç tarihi itibari ile yürürlükte bulunan) 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla öncelikle eylemine uyan ve sanık lehine olan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan (suç tarihi itibari ile yürürlükte bulunan) 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince ve aynı Kanun’un 61 inci maddesine göre işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirlerken suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlike, sanığın kastı, amaç ve saiki nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olarak takdiren alt sınırdan olmak üzere cezalandırılmasına, sanığın suç tarihi itibari ile sabıkasız geçmişi ve yargılama sürecinde mahkememize karşı duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışının tespit olunmaması sanık lehine takdiri indirim sebebi kabul edilmekle cezasında takdiren 1/6 indirim yapılmasına, katılan çocuğun bulunduğu ahıra girerek cinsel eylemini gerçekleştirme amacı kapsamında kapıyı kilitleyerek katılan çocuğun ahırdan çıkabilme imkanına engel olması şeklindeki eyleminin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla öncelikle eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci, üçüncü (f) ve beşinci fıkraları gereğince ve aynı Kanun’un 61 inci maddesine göre işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirlerken suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlike, sanığın kastı, amaç ve saiki nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olarak takdiren alt sınırdan olmak üzere cezalandırılmasına, sanığın suç tarihi itibari ile sabıkasız geçmişi ve yargılama sürecinde mahkememize karşı duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışının tespit olunmaması sanık lehine takdiri indirim sebebi kabul edilmekle; cezasından aynı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 indirim yapılmasına ” şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanık savunmaları, katılan mağdur beyanları, doktor raporları, tanık ve şikayetçi anlatımları, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler ile polis tutanaklarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
A.Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Cinsel istismar suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurun iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurun hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın olayı gerçekleştiği ahır kapısını kilitlese bile anahtarın kapı üzerinde olup olmadığı hususunun şüphede kaldığı nazara alındığında sanığın mağdurun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan hükmün İncelemesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.