YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9998
KARAR NO : 2023/4582
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki takibin kesinleşmesinden sonraki devreye ilişkin zamanaşımı şikayeti üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şahıs borçluların istinaf başvurusunun kabulüne, borçlu şirket yönünden istinaf başvurusunun kamu düzeni bakımından kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, şahıs borçlular yönünden zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına, şirket borçlu yönünden davanın aktif husumet, dava ve takip ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlular icra mahkemesine başvurularında; takip dosyası işlemden kaldırılmasına rağmen dosyanın yenilenmediğini ve borçlulara yenileme emri tebliğ edilmediğini, takibin 2002 ve 2018 yılları arasında işlem yapılmaması nedeniyle zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet dilekçesi tebliğ edilmemiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Bankanın alacağının 4389 sayılı Bankalar Kanununa 5020 sayılı Kanunun 27. maddesi ile eklenen Ek Madde 5 kapsamında kaldığı, aynı madde ile Hazine ve Fon alacaklarına uygulanan hükümlerin banka alacağı içinde uygulanacağının kabul edildiği, buna göre 5020 sayılı Kanunun Ek 3. maddesinde yer alan ve 5411 sayılı Kanunun 141. maddesi ile aynen kabul edilen 20 yıllık zamanaşımı süresinin banka alacakları içinde geçerli olduğu ve 5411 sayılı Kanunun 16. maddesi uyarınca geçmişe etkili olarak uygulanacağından takibin zamanaşımına uğramadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Borçlular, Türkiye Emlak Katılım Bankasının 27.02.2019 tarihinden bu yana faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, Bankacılık Kanununun 110. maddesinden kaynaklanan alacağın fon alacağı niteliğinde olmadığını, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, TMSF için uygulanan 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağını, Anayasa Mahkemesi kararı ile 20 yıllık zamanaşımı süresinin geçmişe etkili olacağına ilişkin düzenlemenin de iptal edilmiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Şikayetçi şirket takipte borçlu olmadığından, ayrıca şikayet tarihinden çok önce 31.07.2013 tarihinde ticaret sicilinden res’en silinerek terkin edilmesi sebebiyle şirket tüzel kişiliğinin son bulması nedeniyle hak ve fiil ehliyeti ile taraf sıfatı bulunmadığı gibi vekilin dava takip yetkisi de bulunmadığından, bu durum mahkemece re’sen gözetilerek, şirket açısından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, takibe konu alacağın T.Emlak Bankası tarafından Beyoğlu 48. Noterliğinin 08.01.2019 tarih, 03213 yevmiye nolu temlik beyanı ile Birleşim Varlık yönetim A.Ş.’ye temlik edildiği, bu hali ile alacağın TMSF’den temlik alınmadığı anlaşılmakla, alacağın TMSF alacağı niteliği taşımadığı, takip tarihine göre uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı söz konusu olduğu, alacaklının takip dosyasında 05.05.2004 tarihli işlemden itibaren 10 yıldan fazla sürede zamanaşımını kesen ya da durduran bir işleminin bulunmadığı, yenileme taleplerinin zamanaşımı kesen işlem niteliğinde olmadığı, takipte 10 yıllık zamanaşımı süresinin 05.05.2014 tarihi itibarıyla dolduğu, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra alacağın Birleşim Varlık A.Ş.’ye 08.01.2019 tarihinde temlik edilmesi sonucunda alacak Fon alacağı niteliğine bürünmüş ise de, alacağın zamanaşımına uğramasından sonra gerçekleşen temlikin geriye etkili olamayacağı, mahkemece borçlular Enver, Ercan, … ve …’in zamanaşımı nedenine dayalı icranın geri bırakılması taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden borçlular Enver, Ercan, … ve …’in istinaf başvurularının kabulüne, şirket yönünden istinaf başvurusunun kamu düzeni bakımından kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, borçlular Enver, Ercan, … ve …’in şikayetinin kabulü ile ile İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün 2016/5676 Esas sayılı dosyasında bu borçlular yönünden zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına, şikayetçi Karaer Denizcilik Gemicilik İnş. San. Ve Tic. A.Ş. yönünden davanın aktif husumet, dava ve takip ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve bu kanuna 5020 sayılı Kanunun 27. maddesi ile eklenen Ek 5 madde kapsamında 20 yıllık zamanaşımı süresinin T. Emlak Bankası A.Ş. açısından da uygulanacağını, takip dosyasındaki yenileme taleplerinin zamanaşımı süresini kestiğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin 10.05.2011 tarihinde dolacağını, ancak henüz 10 yıllık süre dolmadan 26.11.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı Yasanın 27. maddesi ile eklenen Ek Madde 3 ile getirilen değişiklik sonucu zamanaşımının 20 yıla uzadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibin kesinleşmesinden sonraki devreye ilişkin zamanaşımı şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 33, 71; 818 sayılı Borçlar Kanununun 125; TBK’nın 146. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.