YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2775
KARAR NO : 2023/4064
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/179 E., 2014/184 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2014 tarihli ve 2012/179 Esas, 2014/184 Karar sayılı kararı ile;
a) Suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Suça sürüklenen çocuklar Onur, Hüsnü ve Mehmet Ali hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5′ er yıl 10’ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.07.2017 tarihli ve 14-2014/366858 sayılı, onama, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. GEREKÇE
1. Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; iştirak hâlinde işlenen eylemin failleri olarak yargılanan suça sürüklenen çocuklar Onur, Hüsnü ve Mehmet Ali’nin aşamalardaki savunmaları da dikkate alındığında, birinin savunulmasının diğer suça sürüklenen çocuklar yönünden savunmada zaafiyet yarattığı, bu itibarla suça sürüklenen çocuklar arasında hukuksal menfaat uyuşmazlığı bulunduğu saptanmıştır.
2. Buna göre, suça sürüklenen çocukların savunmalarının ayrı müdafiler yerine aynı müdafi tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun, İşin reddi zorunluluğu başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen;
“Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa,”
Şeklindeki düzenlemeye ve 5271 sayılı Kanun’un 152 nci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen;
“Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir.”
Hükmüne aykırı davranıldığı belirlenmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk …’un eylemi iştirak halinde işlenmemiş ise de suça sürüklenen çocuk …’nin Uğur aleyhindeki beyanları ve dosya kapsamı itibarıyla oluşan bağlantı nedeniyle aynı müdafi tarafından temsil edilmeleri hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Suça sürüklenen çocukların yargılamanın tüm aşamasında ayrı müdafiler tarafından temsil edilmeleri gerektiği belirlenmiştir.
5. Açıklanan gerekçeyle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2014 tarihli ve 2012/179 Esas, 2014/184 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.