Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2494 E. 2023/2970 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2494
KARAR NO : 2023/2970
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1903 E., 2022/2018 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli ve 2022/131 Esas ve 2022/218 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/1903 Esas, 2022/2018 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık ile katılan … arasında husumet bulunduğuna, mağdurenin ifadesinin yönlendirmeye dayalı olduğuna, Adli Tıp Raporunda bulguya rastlanmadığına, sanığın suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına ilişkindir.

B. Sanığın Temyiz İstemi
İftiraya uğradığına, suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “Mağdurenin annesi olan müşteki …****’nun 16.03.2022 tarihli müracaatıyla başlayan soruşturmada, mağdure olan … ****’nun annesi olduğunu, … adında iki kızının bulunduğunu, çalıştığı için çocuklarına kayın validesi Nezahat **** ve sanık kayın pederi … ****’nun birlikte baktığını, iş çıkışında çocuklarını aldığını, müracaat tarihinden 3 gün önce 6 yaşında olan kızı … ****’yu uyuttuğu sırada kızının alt ön özel bölesine dokunduğunu gördüğünü, sorduğunda kızının kaşındığını söylediğini ve öncelikle önemsemediğini, bir süre sonra tekrardan aynı hareketi yapınca, nereden öğrendiğini sorduğunda, dedesi … ****nun alt ön özel bölgesine dokunduğunu söylediğini, detaylı olarak konuştuğunda …’ye karşı dedesinin böyle bir eylemde bulunmadığını, fakat babaannesi ve halasının hastanede olduğu zamanlarda sanık dedesinin kendisine dokunduğunu ve bunu farklı zamanlarda 15 – 18 kez yaptığını beyan ettiği, sanığın beyanında alkol aldığını fakat, torunuyla normalde de torun ilişkisi çerçevesinde yattığı, sarıldığı olduğunu fakat isnada konu her hangi bir cinsel amaçlı şehevi duygularla hareket etmediğini savunmuş ve tüm soruşturma ve kovuşturma boyunca bu çerçevede beyanda bulunmuştur. Mağdurenin Çocuk İzleme Merkezinde alınan ifadesinde özetle; dedesi …’ın karnını ve çiş yaptığı yeri gösterdiğini, özel bölgesine dokunduğunu, ” sana dokunursam çikolata alacağım şeklinde ” ifadeler kullandığını, çiş yeri, ön özel bölgesi, karnı ve poposunu babaannesi hastanedeyken dedesinin dokunduğunu poposunu ellediğini, kilodunu açtığını, sonrada elini kiloduna soktuğunu, poposuna da, yani kaka yaptığı yere de parmağını soktuğunu ve ayrıca çiş yaptığı yere de parmağını soktuğunu beyan etmiş, bu beyana istinaden Sosyal Hizmet Uzmanı … ****** 22.03.2022 tarihinde sunduğu raporunda özetle; görüşme sırasında mağdurenin uyumlu davrandığı, kurallara uyduğu, dikkatini toplamakta zorlanmadığı, sorulara net ve amaca yönelik cevaplar verdiğini ifade etmiş ve ayrıca olayın kurgusal olmadığı düşüncesini güçlendirdiğini belirtmiştir. Sonuç olarak raporunda … ****’nun verdiği ifadenin olay örüntüsü, yer, mekan, kişi olarak detaylı, tutarlı ve güvenilir olduğu kanaatini ifade etmiştir. Müştekiler olan, mağdurenin anne ve babası kovuşturma sırasında alınan ve ittifak arz eden beyanlarında, mağdureyle olabildiğince örselemeden bu hususu konuştuklarını ve bu hususun gerçekleştiği kanaatine vardıklarını beyan edip, şikayetçi olduklarını dile getirmişlerdir.
Her ne kadar Adli Tıp Kurumunun Raporunda her hangi bir fiziksel bulguya rastlanılmadığı belirtilmişse de, 6 yaşında bulunan mağdurenin Adli Görüşmeciyle yaptığı görüşmede detaylı anlatımlarda bulunması, Adli Görüşmecinin bu görüşmeyi irdelemek suretiyle vermiş olduğu raporunda, mağdurenin anlatımlarının tutarlı, detaylı ve yönlendirme suretiyle oluşmamış, kurgusal olmayan nitelikte olduğunun değerlendirilmesi, mağdurenin ebeveynleri olan müştekilerin yaklaşımları birlikte değerlendirilerek sanığın savunmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek üzerine atılı suçu değişik zamanlarda zincirleme olarak işlediği vicdani kanaatine varılmış, alt soyuna karşı işlenilen cinsel istismar suçundan, ihlal sayısının fazlalığı ve yargılamaya katkıda bulunmayışı nazara alınarak hüküm tesis edilmiştir. “şeklinde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/1903 Esas, 2022/2018 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.