Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/16638 E. 2023/3429 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16638
KARAR NO : 2023/3429
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/221 E., 2022/336 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Katılanlar vekilinin usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmün niteliği itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2020 tarihli ve 2019/307 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2020/860 Esas, 2020/904 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (i) bentleri, 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/300 Esas, 2020/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/296 Esas, 2021/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili , katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/21377 Esas, 2022/3415 Karar sayılı kararı ile “…ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

6. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2022 tarihli ve 2022/221 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Tüm dosya içeriği dikkate alındığında sanık tarafından cinsel istismar eylemine maruz kaldığının sabit olduğuna, mağdurenin ve müştekinin sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumet bulunmadığına, mağdure beyanının önemli olduğuna, sanığın cezalandırılmasına ilişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdure beyanında özetle; bir buçuk yaşında olduğunu, kız kardeşinin de bir buçuk yaşında olduğunu, babasının ve dayısının kız olduğunu, poposunu kimsenin acıtmadığını, çilekli külotunun olduğunu, …dayısının cinsel organını ve poposunu görmediğini, …dayısının külotunun açık olduğunu ve kakasını yapmaya çalıştığını, tuvalette evcilik oynadıklarını, kendisine sarılmadığını ve öpmediğini, sonra kendisini öptüğünü, ayaklarını öptüğünü, oyun oynadıklarını, …dayısının bebek olduğunu, kendisinin erkek olduğunu, …dayısının bebeğini dışarıda gezdirdiğini, dayısının bebeğinin iyi göründüğünü, kendisine gösterdiğini ve birisinin poposundan öperse kızmayacağını, …dayısı ile tuvalete gitmediğini, …dayısını sevdiğini, kitap okuduklarını, tuvalette bir tane evcilik oynadıklarını, kendisine iyi şeyler gösterdiğini, tuvalette iyi davrandığını, kendisine bir şey yapmadığını, özel bölgelerine dokunmadığını beyan ettiği, adli görüşmecinin mağdureden iddia edildiği gibi şüpheli şahıs olan dayısı hakkında tuvalette oynadıklarına dair bilgi alındığı ancak cinsel münasebet içeren bilgi alınamadığını belirttiği, mağdurenin annesi…’in; eşi ile arasının iyi olmadığını, ayrı yaşadıklarını, kayınvalidesi … ile arasının iyi olduğunu, kızını ona bıraktığında …’in kendisini arayarak mağdurenin dayısı …’ın cinsel bölgelerine dokunduğunu anlattığını söylediğini, tanık … ***’nın; mağdurenin daysının çilekli küloduna eliyle dokunarak sevdiğini, dayısının külodunun içinde bir bebeği olduğunu, dayısının külodunun içindeki bu bebeği sevdiğinde büyüdüğünü ve dikenleri olduğunu anlattığını söylediği, ayrıca bunları o esnada eve gelen ablası ve yengesinin de kısmen duyduğunu, bunu oğluna anlatmadığını, sanığa zarar verebileceğini düşündüğünü, mağdurenin ön vajinal bölgesindeki kızarıklık ve tahrişten dolayı ilk önce sağlık ocağına götürdüğünü, orada pişik olabileceğini söyleyerek bir krem verdiklerini, mağdurenin annesine olayları anlattığını beyan ettiği, sanığın; …’un annesinin kendisinin kız kardeşi olduğunu, annesi ile beraber yaşadıklarını ve kız kardeşinin eşi ile boşanma davalarının sürdüğünü, yeğeni … ile beraber vakit geçirdiğini, kız kardeşinin iki kız çocuğu olduğunu, kız kardeşinin çalışması nedeniyle …’un, … ***’nın yanında olduğunu, çocuğu sahiplendiğini, çocuğu geri vermek istemediklerini, bu nedenle iftira attıklarını, evlerinde bir sakınca olduğu görüldüğü durumda çocukları kendi himayelerine alma durumları olacaklarını, bu nedenle bu iftirayı attıklarını beyan ettiği, tanık … *** ile… ***’nın görgüye dair bilgisinin olmadığı gibi kendi içlerinde ve tanık …’in hazırlık beyanı ile buluşup buluşmadıkları, buluşma yeri, buluşmada kimlerin olduğu, buluşma günü gibi hususlarda çelişkilerle dolu olduğu, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 06.03.2019 tarihli raporuna göre, mağdurenin genital bölgesinde patoloji bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılanlar vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 27.10.2022 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; gerekçeli kararın tebliğinden sonra aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın intikal şekli, yaşının küçük olması nedeniyle denetlenemeyen mağdure beyanı, adli görüşmecinin görüşü, babaanne …’in mağdureyi hastaneye götürdüğünde cinsel organında kanama ve diş izi olduğunu öğrendiklerini beyan etmesine karşılık alınan adli muayene raporlarında genital bölgede patoloji bulunmadığının belirtilmesi, birbirleriyle çelişen tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanık hakkında beraat hükmü verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2022/221 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.