Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17138 E. 2023/2504 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17138
KARAR NO : 2023/2504
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/290 E., 2016/155 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.08.2015 tarihli ve 2015/17665 Esas sayılı iddianame ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması için dava açılmıştır.

2. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2015/290 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının düşmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 ünü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.10.2020 tarihli ve 14-2016/266434 sayılı ret ve bozma görüşlü olarak Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin yasal temsilcilerinin şikayeti süresinde yaptıklarına, suça sürüklenen çocuğun çocuğun kaçırılması ve alınkonulması suçundan cezalandırılması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ile katılan mağdure Begüm’ün 2014 yılının Mayıs ayında tanışarak “Sevgili” oldukları ve iki üç hafta içinde cinsel ilişkiye girdikleri ve sonrasında da bir kaç defa daha cinsel ilişkiye girdikleri, suça sürüklenen çocuk ile mağdure tanıştıklarında ve bu cinsel birlikteliklerinde mağdurenin 15 yaşını doldurduğu 18-15 yaş grubu içinde olduğu ve cinsel ilişkilerde rızasının bulunduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında her ne kadar katılan mağdure Begüm’e yönelik “Çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan kamu davası açılmış ise de suça sürüklenen çocuğun mağdure ile rızası dışında zorla cinsel ilişkiye girdiğine dair hür türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığından şüphe suça sürüklenen çocuk lehine yorumlanarak suça sürüklenen çocuğun eyleminin “Reşit olmayanla cinsel ilişkiye girme” suçunu oluşturduğunun kabulü ile; yargılaması şikayete bağlı olan bu suç sebebiyle yasal altı aylık süre içinde usulüne uygun olarak yapılmış şikayet bulunmadığından açılan davanın düşürülmesine, katılan mağdurenin suça sürüklenen çocukla arkadaş (sevgili) olması ve onunla rızasıyla birlikte olması sebebiyle olayda “Kişiyi hüriyyetinden yoksun kılma” suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik bu kapsamdaki eylemi suç teşkil etmediğinden atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiş ve bu yönde hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve dördüncü fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, suça sürüklenen çocuğun sorgu tarihi olan 31.01.2014’ten inceleme gününe kadar zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş ve Tebliğnamede ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2015/290 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararı katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2015/290 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.