Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/28793 E. 2023/3958 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28793
KARAR NO : 2023/3958
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/452 E., 2019/1422 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2018 tarihli ve 2016/101 Esas, 2018/72 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 19.06.2019 tarihli ve 2019/452 Esas, 2019/1422 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdure ile sanık arasındaki yakınlaşmanın zaman zaman cinsellik içeren boyuta ulaştığına ancak her ne kadar aralarındaki yakınlaşmalar cinsel boyuta ulaşsa da, hiçbir zaman duhul olayının gerçekleşmediğine, bu durumun hem mağdurun hem de suça sürüklenen çocuğun ifadelerinde açık olduğuna, mağdurenin fiziken on beş yaşından büyük gösterdiğine ve suça sürüklenen çocuğun eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki kapsamında kalabileceğine, açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin rahatsızlığı sebebiyle Antakya Devlet Hastanesine müracaat etmesi sonucunda sekiz haftalık hamile olduğunun anlaşılması üzerine yapılan soruşturma ve kovuşturmaya göre mağdure ile suça sürüklenen çocuğun sevgili boyutunda arkadaş oldukları, birbirlerinin evlerine gidip geldikleri, 2015 yılının içerisinde mağdurenin evinde kimsenin bulunmadığı zamanda suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin normal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri anlaşılmıştır.
Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.01.2016 tarih ve 2016/138 değişik iş sayılı kararıyla mağdurun karnındaki ceninden alınan doku parçası ile suça sürüklenen çocuktan alınan kan örneği üzerinde yaptırılan DNA incelemesinde, cenin ile suça sürüklenen çocuk arasında baba çocuk ilişkisi bakımından uyumlu olduğu bildirilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere
dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafiinin sübuta ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 19.06.2019 tarihli ve 2019/452 Esas, 2019/1422 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye …’un karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.