YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8580
KARAR NO : 2011/15535
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 8.041,50 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde davalının haksız işgali nedeniyle 01.03.2006 ile 07.10.2008 tarihleri arası için toplam 8.041,50 TL ecrimisilin davalı taraftan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 4.526,29 TL ecrimisilin dönem sonu yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline hükmedilmiş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, mahkemece mahallinde keşif yapılmayıp, bir önceki dönemin Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleşen ecrimisil miktarına ÜFE oranlarının uygulanması suretiyle tespit edilen ecrimisil hüküm altına alınmıştır.
Dosya kapsamından davalılar hakkında ilk kez 06.06.2002 tarihinde açılan dava ile 01.05.1997-31.04.2002 tarihleri arası için ecrimisil talep edildiği, bu davada taşınmazın 1997 yılında mütehammil olduğu ecrimisilin emsal ve rayiçlere göre tespit edildiği, devam eden dönemlerde ve 01.05.2002 ile 28.02.2006 dönemi için açılan ikinci ecrimisil davasında da hükmedilen ecrimisil miktarlarının ÜFE uygulaması ile tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda üçüncü dönem olan davaya konu 01.03.2006 ile 07.10.2007 dönemi için de çok uzun süreli olarak endeks uygulanmak suretiyle ecrimisil hesabı doğru değildir.
Mahkemece mahallinde keşif yapılarak, taşınmazın işgalli kısmının davaya konu ilk dönemde getirebileceği kira bedeli taşınmazın bulunduğu konum itibariyle emsal ve rayice göre belirlenmeli, sonraki dönemlerde ise endeks oranları uygulanmak suretiyle ecrimisil hesabı yapılmalıdır. Belirtilen bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.