Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/510 E. 2023/2776 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/510
KARAR NO : 2023/2776
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/55 E., 2021/149 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı 15.06.2021 günlü duruşmada reşit olan mağdurenin, mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2013 tarihli, 2013/414 esas sayılı iddianamesiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2013 tarihli, 2013/66 Esas, 2013/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2013 tarihli, 2013/66 Esas, 2013/230 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 12.01.2021 tarihli ve 2016/5499 Esas, 2021/62 Karar sayılı kararı ile özetle “Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli, 2021/55 Esas, 2021/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmiştir.

5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.01.2022 tarihli ve 9-2021/115646 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçların en üst hadden takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu, bu suçlardan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Düşme kararının hukuka aykırı olduğuna, sanığın müsnet suçları işlediği yönünde her türü şüpheden uzak somut delil olmadığına, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince Yapılan Yargılama Sonucunda
1. Mağdure İrem’in internet üzerinde tanıştığı sanık …’la evden kaçma konusunda anlaştıkları, mağdurenin Ereğli ilçesindeki evinden ayrılarak otobüsle Sakarya otobüs terminaline geldiği, sanığın terminalde mağdureyi karşıladığı, elele tutuşup terminalden ayrılarak bir taksiye binerek sanığın köyüne geldikleri, mağdurenin cep telefonuyla annesi F.K’ya “Ben evden kaçtım ben mutluyum, benim mutluluğumu bozmayın” diyerek mesaj gönderdiği, sanıkla mağdurenin ilk gece köydeki tavuk çiftliğinin yazıhane bölümünde kaldıkları, ertesi gün sanıkla mağdurenin arazide dolaştıkları, ormanlık bir alanda sanığın mağdurenin rızasıyla mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği, sanığın mağdureyi ikinci eşi olarak almak istediğini anlatması üzerine mağdurenin bunu kabul etmeyerek telefonla annesini arayarak mutlu olmadığını, kendisini gelip almalarını, kurtarmalarını istediği, sanığın çalışmaya gittiği sırada açık arazide yürüyen mağdurenin, tanıklar S.B ve R.B’nin yardımı ile ailesine açık adresini vererek anne-babasının kendisini almasını sağladığı olayda;

2. Sanığın mağdureyi tavuk çiftliğine götürmediği ve cinsel ilişkiye girmediğine ilişkin savunması karşısında; Sakarya Otogarı güvenlik kamera görüntüleri, tanıkların beyanları, mağdure hakkındaki doktor ve adli tıp raporları birlikte değerlendirilerek sanık savunmasına itibar edilmemiştir.

3. Mağdurenin cebir, tehditle kaçırılıp alıkonulduğu ve zorla cinsel istismara maruz kaldığı yönündeki iddialarının ise gerçeği yansıtmadığı, kendi rızasıyla evden kaçarak sanıkla birlikte olduğu ve cinsel ilişkiye girdiği ancak durumun ailesi tarafından öğrenilmesi nedeniyle kendisini ailesine ve çevresine karşı maruz gösterebilmek amacıyla eylemlerin zorla gerçekleştiğini iddia ettiği, mağdurenin soyut beyanı dışında sanığın cebir tehdit kullanarak mağdureyi zorla alıkoyduğu ve cebir tehditle cinsel istismarda bulunduğuna dair dosyaya yansıyan somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, sanığın üzerine atılı eylemlerin 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki ve aynı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını oluşturduğunun sabit olduğu, her iki suçun da şikayete tabi suçlardan oldukları, bozma sonrası yargılama aşamasında dinlenilen mağdure ve müştekinin sanıktan şikayetçi olmadıklarını açıkça belirttikleri anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı 15.06.2021 günlü duruşmada reşit olan mağdurenin, mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesi gerektiğine yönelik Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) harfli alt başlıkta açıklanan nedenle Bolu 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli, 2021/55 Esas, 2021/149 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) harfli alt başlıkta açıklanan nedenle Bolu 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli, 2021/55 Esas, 2021/149 Karar sayılı kararı yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.05.2023 tarihinde karar verildi.