Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/9589 E. 2013/712 K. 10.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9589
KARAR NO : 2013/712
KARAR TARİHİ : 10.01.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67, 5237 sayılı TCK’nın 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan yürütülen soruşturmanın eski eşi olan tanık …’nın ihbarı üzerine başlatıldığı, yine suça konu korunması gerekli taşınır kültür varlıklarının tanık tarafından kolluk kuvvetlerine getirilerek teslim edildiği, tanığın daha önce sanık ile birlikte ikamet ettiği ve anılan varlıkları bulduğu evde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, diğer yandan kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunun 5271 sayılı CMK’nın 135/6 maddesinde sayılan katalog suçlardan olmaması nedeniyle dosyada bulunan sanığa ait iletişim kayıtlarının hukuka uygun delil olarak kabul edilemeyeceği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tanık tarafından kolluk kuvvetlerine teslim edilen korunması gerekli taşınır kültür varlıklarının sanığa ait olduğuna ve bu suretle sanığın üzerine atılı kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunu işlediğine dair husumet içinde bulunduğu tanık …’nın soyut beyanlarından başka delil mevcut olmadığı gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, bu ölçülere uymayacak şekilde azami hadden temel ceza belirlenerek, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.