Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/38795 E. 2023/6010 K. 21.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38795
KARAR NO : 2023/6010
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
SUÇ TARİHLERİ : Sanıklar …, …, … yönünden
20.10.2016, sanık … yönünden 24.10.2016
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık … ve sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2017/163 Esas, 2020/73 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararları verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2020/907 Esas, 2021/996 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.10.2022 tarihli ve kısmi onama, kısmi bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Eksik ve hatalı değerlendirme sonucu usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
2.Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
3.ByLock tespit edilen … numarasını sanığın kullanmadığına, … hattına ilişkin sözleşmenin elde edilemediğine ve imza incelemesi yapılamadığına,
4.ByLock içeriklerinin gelmediğine ve kullanan kişi hakkında bilgi olmadığına,
5.Sanığın ByLock kullanmadığına,
6.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
7.Sanığın örgüt üyesi olmadığına,
8.Bank … hesabına para yatırmasına ilişkin savunmasının aksinin ispat edilemediğine,
9.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
2.Sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmadığına,
3.ByLock kullanmadığına,
4.ByLock tespit edilen hatların gerçek kullanıcısının sanık olmadığına, … inceleme raporlarının eksik ve yanlış değerlendirmeler içerdiğine,
5.ByLock tespit edilen (…) (…) 74 25 numaralı … hattının abonelik sözleşmesindeki imzanın sanığa ait olmadığına,
6.ByLock tespit edilen (…) (…) 14 00 numaralı … hattının sanığın müteveffa eşi tarafından çıkarıldığına ve kullanıldığına,
7.ByLock tespit edilen (…) (…) 14 00 numaralı … hattına ilişkin ByLock ID numarası bulunmadığına,
8.ByLock yazışma içeriklerine göre söz konusu programın sanık tarafından kullanılmadığına, Y. İ. tarafından kullanıldığına, bu hususta hükmün gerekçesinin çelişkili olduğuna,
9.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara
İlişkindir.
Sanık … ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın yapıyla ilgisi bulunmadığına,
2.Bank Asyaya talimatla ve örgüte destek olma amacıyla para yatırmadığına,
3.Örgüt üyeliği için aranan şartların gerçekleşmediğine,
4.Mahkemece hiyerarşik yapıdaki yerinin tespit edilemediğine,
5.ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
6.ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, … kayıtları ve internet trafiği kayıtları üzerinde karşılaştırma yapılması gerektiğine,
7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
2.Sanığın ByLock kullanmadığına,
3.ByLock içeriklerinin ve tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına,
4…. verilerinin çelişkili olduğuna, sanığa ait olmadığına,
5.Sanık aleyhine başkaca delil bulunmadığına,
6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıkların eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
1. Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 … ve 2009/1-85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği, sanık …’in soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında sanık … hakkında aleyhe beyanda bulunduğu, sanık …’ün müdafileri Av. … ve …’nın 14.02.2020 tarihinde sanık … adına vekalet sunduğu ve Av. …’nın sanık … adına mütalaaya karşı savunma dilekçesi ibraz ettiği, Av. …’nın sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında sanıklar … ve …’in aynı avukatlar tarafından savunulması nedeniyle aralarında menfaat çatışmasının oluştuğu nazara alınmadan ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152 nci maddelerine muhalefet edilmesi,
2.Sanık müdafii Av. …’nın 29.08.2023 tarihli dilekçesi ile sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
3. Adli emanetin 2017/2407 sırasında kayıtlı eşyaların dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken TCK’nın 54. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
1.Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 … ve 2009/1-85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği, sanık …’in soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında sanık … hakkında aleyhe beyanda bulunduğu, sanık …’ün müdafileri Av. … ve …’nın 14.02.2020 tarihinde sanık … adına vekalet sunduğu ve Av. …’nın sanık … adına mütalaaya karşı savunma dilekçesi ibraz ettiği, Av. …’nın sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında sanıklar … ve …’ün aynı avukatlar tarafından savunulması nedeniyle aralarında menfaat çatışmasının oluştuğu nazara alınmadan ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152 nci maddelerine muhalefet edilmesi,
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilerek,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun ilgili birimden getirtilmesi ile CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken, yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan ederek müdafii eşliğinde örgütsel faaliyetlerine ve ByLock uygulamasının yüklenmesine ilişkin beyanlarda bulunan ancak yargılama aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini beyan ederek soruşturma aşamasındaki beyanlarından dönen sanığın, savunmalarının denetlenmesi ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, soruşturma aşamasında bilgi alma tutanağıyla beyanları alınan ve sanık hakkındaki beyanları iddianameye konu olan …. ve ….’nın yargılama aşamasında 16.10.2017 ve 08.11.2017 tarihlerinde talimatla beyanlarının alındığı ancak beyanlarının hükmün gerekçesinde tartışılmadığı anlaşılmakla, tanıklar …. ve ….’nın aşama beyanlarının suçun sübutu açısından hükmün gerekçesine dayanak yapılıp yapılmadığının karar yerinde tartışılması ve yapılmaması halinde sebeplerinin gösterilmesi, ayrıca UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz delillere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen ve ByLock tespiti yapılan (…) (…) 70 77 numaralı … hattının kendisine ait olmadığını beyan eden sanığın, ByLock kullandığına dair delilin suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, savunmanın denetlenmesi ve sanığın üzerine kayıtlı (…) (…) 70 77 numaralı … hattının gerçek kullanıcısının kim olduğuna ve buna bağlı olarak ByLock’u kimin kullandığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konması bakımından ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun ilgili birimden getirtilmesi, gerekirse söz konusu … numarasının gerçek kullanıcısının belirlenmesi açısından yeniden teknik bilirkişi raporu aldırılması, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan dosya sanığı …’in beyanları ile soruşturma aşamasında bilgi alma tutanağıyla beyanları alınan ve sanık hakkındaki beyanları iddianameye konu olan …., …. ve ….’nın yargılama aşamasında 16.10.2017 ve 08.11.2017 tarihlerinde talimatla beyanlarının alındığı ancak beyanlarının hükmün gerekçesinde tartışılmadığı anlaşıldığından, sanık …’in soruşturma aşamasındaki beyanları ile tanıklar …., …. ve ….’nın aşama beyanlarının suçun sübutu açısından hükmün gerekçesine dayanak yapılıp yapılmadığının karar yerinde tartışılması ve yapılmaması halinde sebeplerinin gösterilmesi, ayrıca UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, yargılama aşamasında dosya arasına alındığı anlaşılan 13.09.2018 tarihli yazı ekindeki ….’nin sanık hakkındaki beyan ve teşhislerinin aslı veya onaylı örneklerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde getirtilmesi ile elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz delillere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2020/907 Esas, 2021/996 sayılı Kararında sanık ve sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde B, C ve D bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2020/907 Esas, 2021/996 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.