YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2245
KARAR NO : 2023/2810
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/169 E., 2022/281 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.07.2019 tarihli ve 2019/89 Esas, 2019/331 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 11 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2020/273 Esas, 2020/701 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik
katılan Bakanlık vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının katılan mağdur vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.03.2022 tarihli ve 2021/15186 Esas, 2022/2885 Karar sayılı kararı ile özetle yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile “iddianamede müsnet suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair herhangi bir anlatımda bulunulmadığı halde mahkemece atılı suçtan belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ile artırım yapılması ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdurun akli durumu konusunda hataya düştüğünü belirtmesi nedeniyle bu hususla ilgili denetime elverişli gerekçe gösterilmek” suretiyle değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci ve maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince mağdurun suça sürüklenen çocuğun kendisine birden fazla cinsel istismarda bulunduğunu iddia etmesi nedeniyle gereğinin takdir ve ifası için Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuş, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2022/1627 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi 2022/235 Esas sayılı dosyası ile 2022/169 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşıldığından birleştirilmesine karar verilmiş.
5. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/169 Esas, 2022/281 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi ile 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun üst hadden cezalandırılması ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğa üst sınırdan takdiri indirim uygulanmadan ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurun suça sürüklenen çocukla birlikte olmak istediğine, mağdurun fiziki olarak suça sürüklenen çocuktan büyük olduğuna, mağdurun suça sürüklenen çocuğu beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olmadığı konusunda yanılttığına, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sadece mağdurun beyanlarıyla zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun mental retarde olduğuna dair raporu olduğuna, dosya kapsamında alınan raporla çeliştiğine, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğine, kovuşturmanın genişletilerek mağdur hakkında ilgili kurumlara müzekkere yazılması, suça sürüklenen çocuğun kullandığı ilaçlar gördüğü tedaviler tespit edilerek adli tıp kurumuna sevk edilmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre
Mahkemece; mağdurun istikrarlı beyanları, suça sürüklenen çocuğun çelişkili ifadeleri ve tevilli ikrarı, doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre, mağdurun hafif düzeyde mental retarde olduğunu bilen suça sürüklenen çocuğun 05.02.2019 tarihinden bir ay kadar önce mağdura kendisiyle gelmesini söylediği gelmezse annesine birşeyler anlatacağından bahisle mağduru korkuttuğu ve mağduru boş bir ormanlık alana götürüp burada mağdura anal yoldan cinsel organını soktuğu, daha sonra mağdurun çıplak fotoğraflarını çektiği, bu olayın üzerinden bir ay kadar süre geçtikten sonra 05.02.2019 tarihinde saat 20:00 sıralarında gece vakti kafede oturan mağdura daha önceden çektiği fotoğrafları annesine göstereceğini söyleyerek mağduru boş bir arsaya götürdüğü, suça sürüklenen çocuktan korkan mağdurun pantolonunu sıyırarak cinsel organını mağdurun anal bölgesine soktuğu anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda mağdurun vücuduna cinsel organ sokmak suretiyle üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği kabul edilmiş, her ne kadar suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı cinsel saldırı suçunu bıçakla işlediği iddia olunmuşsa da, mağdurun bu hususta istikrarlı bir beyanı olmadığından suça sürüklenen çocuğun cinsel saldırı eylemini silahla işlediği kabul edilmemiştir. Suça sürüklenen çocuğun 05.02.2019 tarihinden bir ay kadar önce mağdura yönelik işlemiş olduğu cinsel saldırı eyleminden sonra ”kimseye söylersen seni öldürürüm” dediği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı tehdit suçunu işlediği kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun mağdurun eski mahalleden arkadaşı olduğu ve olay tarihi itibariyle bir iki aydır aynı mahallede ikamet ettikleri, buna göre mağdur ile arkadaş olan suça sürüklenen çocuğun mağdurun zeka geriliğini bilmediğine dair savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, olay tarihinde on altı yaşında olan suça sürüklenen çocuğun kendinden büyük olan on dokuz yaşındaki mağdura yönelik cinsel saldırı eylemini gerçekleştirmesinin normal şartlar altında hayatın olağan akışına aykırı olduğu; görüntülerden de anlaşılacağı üzere engel durumunun heyetçe anlaşılabileceği kanaatine varılarak, suça sürüklenen çocuğun mağdurun hafif-orta derecede zeka geriliğini biliyor olması sebebiyle bu eylemini gerçekleştirdiği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Mağdurun ve suça sürüklenen çocuğun sosyal kültürel durumları, mağdur hakkında alınan rapora göre mağdurda bulunan hafif orta derecede zeka geriliğinin tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği, mağdur ile suça sürüklenen çocuğun farklı mahallelerde yaşadıkları ve tekrarlayan görüşmelerinin bulunmadığı, Mahkemece kovuşturma evresinde mağdura ilişkin bizzat gözleminin olmadığı, dosya içerisinde bulunan mağdurun ifadesine ilişkin CD üzerinde yapılan incelemede zeka geriliğinin ilk bakışta fark edilemediği, suça sürüklenen çocuk hakkında tanzim edilen rapor içeriklerinden suça sürüklenen çocuğun da hafif mental retarde olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla suça sürüklenen çocuğun yaşı ve zeka durumu ile mağdur açısından yukarıda belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre kastı olmadığı gözetilerek beraati yerine yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Adli emanetin 2019/261 sırasında kayıtlı olup, münhasıran delil niteliği taşımayan bir kısım materyalin sahibine iadesine ve imhasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dosyada delil olarak saklanmasına hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/169 Esas, 2022/281 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre suça sürüklenen çocuğun TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.