Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/17581 E. 2011/549 K. 20.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17581
KARAR NO : 2011/549
KARAR TARİHİ : 20.01.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 18.037,68 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili, davalının Muhakemat Müdürlüğünde görev yaptığı sırada çalışan bir kısım diğer avukatlarla birlikte karşı taraftan tahsil edilerek emanet hesaplarına yatırılan avukatlık ücretlerinden 657 sayılı Kanun’un 570/8 sayılı KHK ile değişik 146.maddesi gereğince belirlenen limitlerin üstünde ücret ödemesi yapıldığını belirterek 18.037,68 TL fazla ödemenin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden, kabul edilmezse esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, BK. 66.maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçe gösterilerek davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
B.K.66.maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı, tüzel kişilerde dava açılmak üzere emir vermeye yetkili organın zararı ve zarar vereni öğrenmesi (olur vermesi) ile başlar. Somut olayda Genel Müdür durumu 16.01.2009 tarihinde öğrenmekle zamanaşımının bu tarihte başladığı ve bu davanın 17.09.2009 tarihinde, süresinde açıldığı düşünülmeden davanın bu gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece, anılan 146.maddesi uyarınca inceleme yapılarak, davalıya haksız ödenen miktar varsa tahsili halinde emanete alınarak, yönetmelik uyarınca hak sahiplerine yeniden ödeme yapması gerektiği gözetilmek suretiyle davanın kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.