YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16578
KARAR NO : 2023/4532
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1391 E., 2022/1531 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Katılan Bakanlık vekilinin sanıklar …, …, … ve… hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Sanıklar … …, …,…,… hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanıklar …, …,…, … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar … …, …,… ve… müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2019/350 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanıklar ……, … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve birinci fıkrasının son cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ; 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c) Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
d) Sanıklar …, …,…, … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/1391 Esas, 2022/1531 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekilinin ve sanıklar ……, …, …,… müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.12.2022 tarihli ve 9-2022/142991 sayılı ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar … …,…,… ve … hakkında mağdureye yönelik eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan alt sınırdan cezalandırma ve alt sınırdan ceza artırımının uygulanmasına, sanık … hakkında mağdureye yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yardım eden sıfatıyla cezalandırılması istemine, sanık …’un mesaj yoluyla fikir ve destek aldığı …,…, … ve … hakkında mağdureye yönelik eylemler nedeniyle yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
B. Sanıklar ……, …, … ve… Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkemece mağdurenin sadece ilk ifadesi dikkat alınarak sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesinin hatalı olduğuna, sanık … ile diğer sanıklar arasındaki mesaj içeriklerinin tek başına delil sayılamayacağına, sanık …’nin olayın tek sorumlusunun sanık … olduğunu beyan etmesine rağmen hakkında takdiri indirim uygulanmadığına, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine aksi halde lehe hükümlerin uygulanması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mahkemece mağdurenin olayın hemen ardından alınan tutarlı ve samimi beyanları, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; 29.03.2019 tarihinde sabah saat 6 sıralarında okula gitmek için evden çıkan mağdureyi sanık …’un zorla ağzını bir bezle kapatmak, sanık …’nin de mağdurenin saçını çekmek suretiyle zorla sanık …’in sürdüğü arabaya bindirerek sanık …’in de bulunduğu bir eve götürdükleri, burada sanıkların mağdureyi Mazlum ile birlikte olmaya zorladıkları, sanık …’un bıçak çıkarıp mağdureye cinsel ilişkiye girme konusunda evet demesini ve bu işi kabul etmesini söylediği ve bıçağı göstererek “Bak bu bıçağın ucu çok sivri, seni çizerim” şeklinde tehditte bulunduğu, mağdurenin sanık … ile ilişkiye girmeyi kabul etmeyince sanıklar… ve …’in geri döndüklerinde mağdurenin el ve ayaklarını bağlayarak mağdureyi sanık … ile cinsel ilişkiye girmeye zorladıkları, evde kaldıkları ikinci gün sanık …’in telefonla babası sanık …’yi aradığı ve mağdure ile konuşan sanık …’nin de mağdureyi ikna etmeye çalıştığı, evdeki üçüncü günde sanık …’un kabul etmezse mağdureye hapis hayatı yaşatacağını, cezaevine girse bile başka bir kişiye para verip kendisini öldürteceğini söyleyerek tehditlerde bulunduğu, dördüncü gün sanık …’un ağlayan mağdureye bir bardağa ilaç atarak migreni için içmesini söylediği ancak mağdurenin kabul etmediği, ancak bu kez sanıkların kendisine verdiği sudan içtikçe sürekli uyumaya başladığı, aynı gün sanıklar… ve …’in, mağdurenin sanık … ile cinsel birliktelik yaşaması için evden ayrıldıkları, sanık …’un, elini tutmak istemeyen mağdurenin bileğini duvara vurduğu, mağdureye hitaben bu işin artık olacağını, isteyerek olmazsa mağdureyi boynundan tutup bayıltarak yapacağını söylediği, daha sonra mağdurenin ellerini bağlayarak yatağa sırtüstü yatırdığı ve yüzünü battaniye ile örttüğü ve cinsel organını zorla mağdurenin cinsel organına soktuğu, eve gelen sanık …’nin sanık …’a “Ne oldu o iş bitti mi ?” diye sorarak çarşafta kan olup olmadığını kontrol ettiği, mağdurenin regl olması sebebiyle zaten kanaması olduğundan sanık …’un mağdureye “Daha anlamadım bu işi başkasıyla yaptın mı yapmadın mı, anlayacağım ama” dediği, ertesi (beşinci) gün mağdurenin sanık …’a ancak kırmızı reçeteli ilaçlar vererek kendisi ile birlikte olabileceğini söylediği, bunun üzerine sanık …’un eter de kullanabileceğini söylediği ancak annesi sanık …’nin müsaade etmediği ve bu işin isteyerek olması gerektiğini söylediği, bu konuşmanın üzerine sanıklar … ve…’nin odadan çıkarak sanık … ile mağdureyi baş başa bıraktıkları, sanık …’un mağdurenin elini ve ayaklarını bağlayıp ağzını kapatarak sırt üstü yatağa yatırdığı, kendinden geçen mağdurenin uyandığında vajinal bölgesinde acı hissettiğini ve iç çamaşırının üzerinde olmadığını beyan ettiği, aynı gün kapının çalındığı ancak sanık …’un gelenlerin polis olduğunu düşünerek kapıyı açmadığı, aynı gün sanık …’un babası sanık …’nin telefon ile arayarak artık o evde kalamayacaklarını söylediği ve daha sonra da yanlarına geldiği ve mağdureye artık bu durumu kabul etmesini söylediği, sanıklar…,…, … ve Mazlum ile birlikte ticari bir taksi ile sanık …’in kız arkadaşı tanık …’un evine gittikleri, sanık …’in eğer kendileri hakkında şikayetçi olursa mağdureyi ve ailesini öldüreceklerini söyleyerek tehdit ettiği, sanıklar ve mağdurenin bu evde olduğu ihbarı üzerine polislerin bu eve geldiği, sanıkların ışıkları kapatarak mağdureyi şikayetçi olmaması ve kendi isteği ile kaçtığını söylemesi için ikna etmeye çalıştıkları, polislerin arka kapıdan kaçmaya çalışan sanık …’i yakaladıkları ve kapıyı açtırdıkları, sanık … ile birlikte dışarı çıkan mağdurenin polislere sarılarak kendisini kurtarmalarını istediği ve bu şekilde mağdurenin kurtarılarak sanıkların yakalandığı olayda sanıklar …,…’nin sanık …’un mağdureye yönelik cinsel istismar eylemi üzerinde ortak hakimiyet kurarak baştan itibaren fikir ve irade birliği içinde hareket ettikleri ve eyleme asli fail olarak iştirak ettikleri için sanıklar … … ve…’nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan asli fail olarak cezalandırılmalarına, sanık …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kaçırılma eylemine bizzat katılarak, sanıkların ve mağdurenin kaldığı eve yiyecek içecek götürerek, tanık …’un evini temin ederek katıldığı için asli fail olarak, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ise istismar eylemine doğrudan katılmadığı, istismar eylemi sırasında eylem üzerinde doğrudan hakimiyet kurmadığından yardım eden olarak cezalandırılmasına, sanık …’nin ise mağdurenin bulunduğu eve beşinci gün gelerek mağdureyi ikna etmeye çalışması ve mağdurenin diğer eve götürülmesi sırasında bizzat bulunması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan asli fail olarak cezalandırılmasına, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ise bu suça yardım ettiğine dair yeterli delil olmadığından beraatine karar verilmiştir.
2. Sanıklar … ve … yönünden ise sanık … ile olan mesajlaşmalarının mağdureye yönelik gerçekleştirilen eylemlere iştirak ettiklerini ya da yardımda bulunduklarını kesin olarak gösterir nitelikte olmadığı, mesajlaşmalar dışında da sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine ilişkin başkaca bir delil bulunmadığı, yine sanık … ile sanık … arasında açık hat temini ve “Eter” maddesi ile alakalı birtakım mesajlaşmalar bulunuyor ise de mesajlaşmaların içeriğine bakıldığında mağdure ile alakalı bir ifade geçmediği ve sanık …’in yapılan konuşmaların mağdureye yönelik işlenen suçlarla alakalı olduğunu bildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı gibi sanık …’in mağdurenin kaçırılmasına ya da istismar edilmesine yardımda bulunduğuna ilişkin de her türlü şüpheden uzak ve cezalandırmaya yeterli somut delil bulunmadığı, sanık … hakkında hazırlık aşamasında beyanları alınan mağdurenin ağabeyleri olan şikayetçiler Erhan ve Orhan, kardeşleri olan mağduru kaçıran kişilerin arasında bu kişinin de bulunduğunu öğrendiklerini beyan etmiş iseler de sanığın hazırlık aşamasındaki “Olay tarihinde inşaat işi için Edremit’te bulunduğu, eşinin kendisini arayarak polislerin geldiğini söylediği, mağdurenin kaçırılmasıyla ilgisinin olmadığı ve sanıkların nerede olduğunu bilmediği” yönündeki ifadesi ile huzurda da suçu işlemediği şeklindeki savunması nazara alındığında sanık …’ın mağdureye yönelik suça konu eylemlere yardım ederek üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı gerekçeleriyle sanıklar …, …,… ve Erhan’ın üzerlerine atılı suçları işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanıkların beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, … ve… Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesininin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar …, …, … ve… Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanıklar … …, …,… ve… Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıklar … …, …,… ve…’nin soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarının içerikleri itibariyle birbirlerini suçlayıcı mahiyette olması nedeniyle sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğu nazara alınarak ayrı ayrı müdafiler tarafından temsil edilmeleri gerektiği gözetilmeden aynı müdafi tarafından savunulmaları suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 152 nci maddelerine muhalefet edilmesi karşısında mevcut hukuki ve fiili bağlantı da nazara alınarak sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine göre Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar …, …, … ve… Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar …, …, … ve… Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/1391 Esas, 2022/1531 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanıklar … …, …,… ve… Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin ve sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/1391 Esas, 2022/1531 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.