YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5869
KARAR NO : 2011/9686
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın yetkisizlik nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; görülmekte olan bir davada taraf sıfatıyla yer alan davalının dava dosyasındaki belgelerin yazılı olarak verilmesini talep ettiğini, istemin yerine getirildiğini ancak davalının keyfi olarak şikâyette bulunması nedeniyle kendisi hakkında adli ve idari soruşturma açıldığını ileri sürerek; kişilik haklarına yapılan saldırı nedeniyle 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunarak davanın ikametgâhı mahkemesi olan Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesini talep etmiştir.
Mahkemece; yasa koyucu tarafından manevi tazminat davasına bakmaya yetkili mahkeme ile ilgili kesin bir yetki düzenlemesinin yapılmadığı, davacının manevi tazminatın davasının açıldığı yer olan … Adliyesinde kâtip olarak çalıştığı, bu yönden davalı ve davacı açısından tarafsızlığın ve mahkemelere olan güvenin sarsılmaması için davaya Bartın Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiği kabul edilerek dava yetki yönünden reddedilmiştir.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan zararın giderilmesi istemini ilişkindir.
Haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat davasının, genel yetkili mahkemeyi düzenleyen HUMK. nun 9/1. maddesi uyarınca davalının ikametgâhı mahkemesinde açılabileceği gibi, aynı Kanunun 21. maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinde de açılabileceği; kişilik hakkı ihlaliyle ilgili özel yetki kuralı getiren 4721 sayılı TMK. nun 25/son maddesine göre davacının, kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açabileceği, bu bağlamda kişilik hakları saldırıya uğrayan kimseye, yetki konusunda geniş bir seçimlik hakkının tanındığı her türlü duraksamadan uzaktır (HGK. 13.02.2008 gün ve 2008/4-127 E. 2008/130 K. sayılı ilamı).
Somut olaya gelince; kişilik haklarına saldırı iddiasıyla manevi tazminat talebinde bulunan davacı, yetki konusunda seçimlik hakkını, haksız eylemin işlendiği ve aynı zamanda kendi yerleşim yeri mahkemesinde kullanmıştır.
Hal böyle olunca; mahkemece davanın esasına girilip ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçe ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.