Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2009/18616 E. 2010/844 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18616
KARAR NO : 2010/844
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 8.500 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; müvekkilinin 25.10.2005 tarihinde satın almak suretiyle 1/2 oranında hissedarı bulunduğu 9 nolu bağımsız bölüm, davalının açtığı şufa davası ile 20.4.2007 tarihinde tamamen davalıya geçmekle, satın aldığı tarihinden sonrası için 3 aylık ecrimisil talebi kesinleşen hükümle kabul edildiğinden, kalan …/2006-nisan 2007 dönemi için 8.500,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu bağımsız bölüm hakkında şufa davası açıldığını, davacı davayı kabul etmekle 25.1.2007 tarihinde bedelin yatırıldığını, bu dönemde kullanılmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava konusu bağımsız bölümle ilgili olarak açılan şufa davası mahkemece kabul edilmiştir. Davacının üzerine tapuda kayıtlı hisse miktarları iptal edilerek, davalı adına tesciline karar verilmiştir. O halde, davalının şufa bedelini (satış parası ve giderlerini) mahkeme veznesine yatırdığı tarihten sonrası için (şufa hakkına konu olan payın nef’i ve hasarının alıcıya (davalıya) intikal etmiş olması nedeniyle) davalıyı kötü niyetli (haksız işgalci) kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle ecrimisil hesabının; sözü edilen parseldeki hisselerin davacı adına tapulandığı tarihlerden başlamak üzere, şufa bedelinin (davalı tarafından) mahkeme veznesine yatırıldığı tarihe kadar (25.1.2007 tarihine kadar) geçen süre için hesaplanması gerekmektedir.
Mahkemece, açılan şufa davası dikkate alınmaksızın, ecrimisil hesabının, tapu kaydının davalı adına geçiş tarihine kadar geçen süre için yapılmış olması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, talep 1.11.2006-20.4.2007 dönemi için aylık 1.500 TL’den ecrimisil talebine ilişkin olduğu halde, talep aşılarak ecrimisilin 10.10.2006 tarihinden başlatılması ve bir kısmının aylık 1.625 TL’den hesaplanması, hakimin taleple bağlılığı ilkesine (HUMK.md.74) uygun değildir.
Bunların dışında, davalının cevap dilekçesinde bildirdiği taşınmaz için yaptığı masrafların takas ve mahsubu talebi karşı tarafa ulaşmakla hüküm ifade edeceğinden (BK.md.118 vd.) bu hususta inceleme yapılmaması ve hüküm kurulmaması da usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 26.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar