YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5699
KARAR NO : 2023/5530
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/80 E., 2015/34 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2013 tarihli ve 2013/14385 Soruşturma, 2013/10643 Esas sayılı iddianamesi ile; sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2013/80 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararı ile; sanığın değişen suç vasfı gereği çocuğun cinsel istismarı suçundan lehe olduğu kabul edilen ve suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Şikayetçinin şikayetten vazgeçmesi ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın atılı suçu işlediğine dair soyut beyan dışında yeterli delilin bulunmadığından kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile mağdurun suç tarihinden bir süre önce arkadaş ortamında tanıştıkları ve zamanla arkadaşlıklarının ilerlediği, yabancı uyruklu olan sanığın Türkçe bilmemesinden ötürü mağdurun zaman zaman yardımcı olmak için adı geçenle birlikte internet kafeye gittiği ve yardımları karşılığında da sanığın değişen meblağlarda mağdura para verdiği, ilerleyen arkadaşlık ilişkileri neticesinde mağdurun arkadaşları ile birlikte sanığın evine gidip gelmeye başladığı, bu zaman zarfında farklı günler içinde birden çok kez olmak üzere sanığın, mağduru ikametine götürerek anılan mahalde kıyafet üzerinden popo kısmına dokunarak kıyafetlerini çıkararak mağdurdan da kıyafetlerini çıkarmasını istemesine karşın mağdurun ağlayarak karşı koyması üzerine sanığın adı geçenin ikametten ayrılmasına izin verdiği, devam eden süreçte 02.02.2013 tarihinde mağdurun kardeşinin eve gelmemesi üzerine adı geçenin sanığın evine gitmesinden şüphe eden mağdurun, babası … ile birlikte kardeşini aramak için sanığın ikametinin bulunduğu mahale gitmesi ile mağdurun hal ve davranışlarından şüphe eden babasının ikamete geri döndüklerinde bu durumu sorgulaması üzerine mağdurun kendisi ve arkadaşlarının sanığın ikametinde cinsel istismara uğradığına dair anlatımlarda bulunması ile aynı gün içinde kolluk kuvvetlerine intikalin gerçekleştiğinin kabulüne dair Mahkeme gerekçesinde eylemlere dair ayrıntılı anlatımda bulunmaktan kaçınan mağdurun beyanları itibariyle sanığın farklı günlerde üç kez cinsel istismar eyleminde bulunduğu ve “Sapık eylemler” olarak adlandırılan eylemlerden birini popoya dokunma şeklinde tariflenmesi, sanığın kendisine yardım için eve gelen mağdurun vaziyeti yanlış anlayarak ikametten ayrıldığına dair inkara dayalı çekişkili savunması, intikalin gerçekleşmesi üzerine iç beden muayenesi ile sfinkter yırtılmasına rastlandığı belirtilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu dahil alınan adli raporlarda sanığın eylemi ile illiyet bağı kurulmasını sağlayacak tespit yapılmadığının belirtilmesi, olayla ilgili mağdurun ruh sağlığının bozulmadığına dair Adli Tıp Kurumundan alınan heyet raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın eylemi sabit görülmekle mahkumiyetine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre sanığın, mağduru ikametine götürerek kıyafet üzerinden popo kısmına dokunması şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek bu yönde hüküm kurulması yerine yazılı şekilde uygulama yapılmış ise de; Mahkemece sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi sebebiyle nihai ceza miktarının değişmemesinden dolayı kanun değişikliğinin lehe veya aleyhe sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eleştiri haricinde eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Mahkemesince, çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulmasına karşın, hükmün karar başlığında suç adının “Çocuğun nitelikli cinsel istismarı” olarak gösterilmesi, mağdur ve şikayetçi beyanına göre suç tarihinin “24.01.2013” günü olmasına karşın karar başlığında suç tarihi olarak şikayet tarihi olan “02.02.2013” gününün gösterilmesi, sanığa zorunlu olarak tayin edilen müdafiin kimlik bilgilerine karar başlığında yer verilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddî hata olarak değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2013/80 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.