Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/12256 E. 2013/3860 K. 20.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12256
KARAR NO : 2013/3860
KARAR TARİHİ : 20.02.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’ nın 89/1-2(b), 62/1, 50/1(d), 50/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanığın, olayda kusuru bulunmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Kanunun 50/1-d maddesindeki “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklama” seçenek tedbirinin içeriği, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 38/son maddesinde “belirli yerler ve etkinlikler; sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeleri kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal ve ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinlikler ” şeklinde açıklanmış olup, “sanığın cezasının 4 ay süreyle Fatsa ilçesi genelinde bulunan alkollü içki servisi yapılan bar, restoran, pavyon, gazino gibi yerlere ve kahvehane, çay ocağı kıraathane gibi yerlere gitmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesine” şeklinde, içeriği anılan Yönetmelik kapsamına aykırı ve infaz kabiliyeti olmayan seçenek tedbire hükmedilemiyeceğinin gözetilmemesi ve yine 5237 sayılı Kanunun 50/1-d fıkrasında “mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma”, tedbirinde geçen “bir katına” ibaresinin ceza miktarı kadar süre olarak anlaşılması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20/02/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.