Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/9913 E. 2011/17765 K. 15.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9913
KARAR NO : 2011/17765
KARAR TARİHİ : 15.11.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (KAPATILAN BEYOĞLU 3.A.H.M)

Dava dilekçesinde 33.182 TL (taviz bedeli) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan istirdaten tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, İstanbul İli, Sarıyer ilçesi Zekeriyaköy, 1432 ada, 9 parselde kayıtlı gayrimenkulun maliki olduğunu; tapu dairesinden iş bu yerin tapusu alınırken, davalı idare tarafından tapu kaydında bulunan “… … Vakfı” şerhi nedeniyle vakfiye ile ilişiğinin kesilmesi için 33.182,00 TL taviz bedeli alındığını; oysa, … … Vakfının taviz bedeline tabi olmayan gayrisahih vakıflardan olduğunu; bu nedenle, alınan taviz bedelinin iadesi gerektiğini ileri sürerek; müvekkilinin rızası dışında alınan 33.182,00 TL taviz bedelinin, ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare, alınan taviz bedelinin 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesine uygun olarak tahsil edildiğini, davacı yanın … … Vakfı’nın gayri sahih olduğuna ilişkin iddiasının tamamen afaki olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporuna göre, taviz bedeline tabi tutulan taşınmazın menşeinin miri arazi olduğu, dolayısıyla taşınmaz üzerindeki vakfın gayr-i sahih vakıf kabilinden olduğu belirtildiğinden; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu 27.2.2008 tarihli Resmi Gazete de yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Sözü edilen 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesi hükmüne göre; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabiidir.
Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, mukataalı vakıf: zemini vak’fa, üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise: değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder. Hal böyle olunca somut uyuşmazlığın çözümü için “… … Vakfının” mukataalı veya icareteynli vakıf olup olmadığının veya miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmeyen ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlardan bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılması gerekir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda gayri sahih vakıf olduğu belirtildiğinden, alınan taviz bedelinin iadesine karar verilmiş ise de; vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu farklı olacağından bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığı keşfen ve uzman bilirkişiler marifetiyle saptanmalıdır.
Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması bu tür davalarda önem kazanmaktadır. Vakfiye örneği ve ilk tesisinden itibaren durumu gösterir tapu kaydı üzerinde HUMK.275.maddesi uyarınca yukarıda anlatılan ilkeleri kapsar biçimde bilirkişi görüşüne başvurularak sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekir. Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.