Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/3549 E. 2023/13848 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3549
KARAR NO : 2023/13848
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/199 E., 2016/166 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî tevdi, kısmî ret

Sanık … hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu; sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan neticeten hükmolunan 1.740,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararlarının ise tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmıştır.

Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün ise; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenleri hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 Tarihli ve 2014/199 Esas, 2016/166 Karar Sayılı Kararı ile;
A. Sanık … hakkında tehdit suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca neticeten hükmolunan 500,00 TL adli para cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

B. Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 62 ve 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 1.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına,

C. Sanık … hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Gerekçe bildirmeksizin kararı temyiz ettiğine,

B. Katılan … ve Katılan Sanık … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık … hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin hatalı olduğuna,
2. Sanıklar … ve … hakkında hapis cezası yerine adli para cezası seçilmesinin hatalı olduğuna,
3. Sanıklar … ve … hakkında lehe hükümlerin uygulanmasının hatalı olduğuna,
4. Tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna,

C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Kararın (1) ve (3) no.lu hüküm fıkralarında, sanıklar hakkında neticeten 87’şer gün adli para cezasına hükmedilmiş ise de, yine aynı hüküm fıkralarında adli para cezalarının 175 gün olduğu belirtilerek hükümlerde karışıklığa neden olunduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar … ile …’ın katılan … ve katılan sanık …’ün çalıştıkları sebze halindeki iş yerine geldikleri, burada sanık …’nın, tanık A.Ç.’yi görünce katılan sanık …’ü kastederek “Burada … diye bir o.ospu varmış, ona söyleyin yaptığı hareketlere dikkat etsin” şeklinde sözler sarf ettiği, ardından katılan … ile konuşmaya başladıkları, bu sırada katılan sanık …’ün de onların geldiğini haber alarak yanlarına geldiği, katılan sanık …’ün sanık …’a hitaben “O.ospu çocuğu, pezevenk, biz Hataylıyız adamın ağzına s..rız, sen ne yüzle buraya geldin” şeklinde söz söylediği, sanık …’ın da katılan sanık …’e bir daha evlerinin oraya gelmemesini, geldikleri taktirde kendisinin de bir şeyler yapacağını söylemek suretiyle tehditte bulunduğu, diğer sanık …’nın da katılan …’a hitaben “Benim canımı sıkma, silahımı arabadan getirtme” demek suretiyle tehdit suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, katılanın ifadesi, katılan sanık ve sanıkların savunmaları, tanıklar A.Ç., H.K., H.A., N.E., Sa.K. ve Sü.K.’nin beyanları ile tüm dosya kapsamından, sanıkların ve katılan sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar … ve … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

C. Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçu uzlaştırma kapsamına alınmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,

2. Uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan … vekilinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

B. Sanıklar … ve … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2014/199 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii ile katılan sanık … müdafiinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2014/199 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.