Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/991 E. 2023/5566 K. 26.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/991
KARAR NO : 2023/5566
KARAR TARİHİ : 26.10.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/730 E., 2022/841 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/92 E., 2020/30 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı … tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım Kadastrosu sırasında, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 150 ada 1 parsel … 6218,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, “6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2002 tarihinden itibaren … oğlu …’in fiili kullanımında bulunduğu” şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar … ve … dava dilekçesinde; Kandıra ilçesi Kabaağaç Mahallesi 150 ada 1 parsel … taşınmazın kendi murislerinden intikal ettiğini ileri sürerek, tüm mirasçılar adına şerh verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacılar ile davalının annesi …’in kardeş olduklarını, dava konusu taşınmazı 14.02.1992 tarihinde müvekkili olan davalının babası … … tarafından …’dan satın alındığını, buna ilişkin köy senedinin düzenlendiğini, taşınmazı 1992 yılından bu yana davalı … babasının kullandığını, bunun tüm köy halkı tarafından bilindiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın evvelinde tarafların ortak kök murisi … tarafından kullanıldığı, bu kişinin köy senedi ile damadı olan … …’e satıldığı, satış senedinde her ne kadar … ismi yazılı ise de bu ismin … köyde kullanılan ismi olduğu, satış işleminin herkesce bilindiği, … …’in sağlığında burayı kullanmaya devam ettiği, … …’in vefatı sonrasında ise evlatlığı olan … tarafından kullanılmakta olduğunun beyan edildiği, dinlenen kişilerin beyanlarının dava konusu taşınmazın kadastro tutanağındaki tespiti doğruladığı, toplanan deliller ile davacıların iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki beyanlar hanesi aynen muhafaza edilerek 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) Ek – 4 üncü maddesi gereği Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı … istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murislerinden kaldığını ve 6831 … Orman Kanunu’ nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışmalarda doğru kullanıcılar belirlenmeden işlem yapıldığını, taşınmazın muris ölünceye kadar 50 yılı aşkın süre boyunca murisin zilyetliğinde iken onun ölümü ile kendilerine intikal ettiğini ve tüm mirasçıların bir araya gelerek rızai taksim yapmadıklarını, … …’in tek başına kullanımında olmadığını ve evlatlık mirasçı …’in de hiç bir zaman zilyetlik ve tasarrufunda bulunmadığını, köy senedinin tek taraflı bir senet olduğunu ve hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığını, tanık beyanları arasında çelişkiler bulunduğunu, bu çelişkilerin giderilmeden davanın reddedilmesinin kendilerini mağdur ettiğini, söz konusu senette Mehmet Uslu yazdığını, ancak babalarının adının … olduğunu, kararın hatalı olduğunu ve tümden kaldırılması gerektiğini, yapılan keşfin, tanık beyanlarının ve bilirkişi beyanlarının göz ardı edilerek eksik inceleme yapıldığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacı …’in istinaf başvurusunun 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, bu nedenler ve resen belirlenecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davacıların murislerinden intikal edip etmediği, tespit tarihi itibariyle kimin kullanımında olduğu ve kullanımın hangi hukuki sebebe dayandığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) Ek 4 üncü maddesi, 6292 … Kanun’un 6 ve 11 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı …’in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden …’ten alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.