Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2664 E. 2023/14241 K. 09.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2664
KARAR NO : 2023/14241
KARAR TARİHİ : 09.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2813 E., 2021/3614 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İlk derece mahkûmiyet kararının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2008 tarihli ve 2008/2783 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık ve inceleme dışı diğer sanık … … hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Kemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2011 tarihli ve 2008/799 Esas, 2011/125 Karar sayılı Kararı ile sanık ve inceleme dışı diğer sanık hakkında nitelikli yağma suçundan görevsizlik kararı verilerek dosyanın … 1. Ağır Ceza Mahkemesinine gönderilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2012 tarihli ve 2011/141 Esas, 2012/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, belirtilen karar 28.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir.

4. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/156 Esas, 2020/55 Karar sayılı kararı ile sanığın deneme süresi içerisinde 10.09.2017 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kasten öldürme suçunu işlediği bu suçtan mahkûmiyetinin 20.04.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

5. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2021/137 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararı ile sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşılmakla sanık hakkında, nitelikli tehdit suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca açıklanması ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/2813 Esas, 2021/3614 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusu yönünden “…1- … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 13/09/2021 tarih, 2021/137 Esas 2021/239 Karar sayılı ilamında bir hukuki alacağın tahsili amacıyla birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmünün CMK’nın 280/2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Sanığın üzerine atılı birden fazla kişi ile birlikte yağma suçu sübut bulduğundan eylemine uyan TCK2nun 149/1-c maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, kastın yoğunluğu tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık olay sonrası yağmaladığı müştekiye ait aracı jandarmanın telefon etmesi üzerine getirip teslim ettiği, bu anlamda soruşturma evresinde etkin pişmanlıkta bulunduğu anlaşılmakla verilen cezası TCK’nun 168/3.madde 1. cümlesi uyarınca yarı oranında indirilerek 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak TCK’nun 62. maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak, takdiren ve sonuç olarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık tarafından istinaf talebinde bulunulduğu, aleyhe istinaf talebinde bulunulmadığı bu durumun sanık bakımından ceza miktarı yönünden kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşılmakla CMK’ nun 283/1 maddesi gereğince sanığın SONUÇ OLARAK 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI OLARAK CEZASININ İNFAZINA,
Sanığın gözaltında geçirdiği süresinin CMK’nun 63 maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,” karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık ile mağdur arasında Borçlar Hukuku kapsamında borca katılma ilişkisi bulunduğuna, böylece borç ilişkinden doğan yükümlülükleri üstlendiğine bu sebeple ilk derece mahkemesince doğru vasıflandırma yapıldığına,
2. Suçun uzlaştırma kapsamında bulunduğuna,
3. Şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine,

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinden önce sanık …’in, mağdur …’nın yeğeni olan …’nin yanında çalıştığı, …’nin kendi karısı ile … arasında gönül ilişkisi olduğunu söyleyerek sanık …’ı işten kovduğu ve …’ın 500,00 TL alacağının olmasına rağmen bu parayı vermediği, bu nedenle sanık …’ın yanında diğer sanık … … da olmak üzere müşteki …’ın yanına gittikleri ve sanık …’ın …’den olan 500,00 TL alacağını müştekiden istedikleri, mağdur …’nın da yeğeni …’yi arayarak bu parayı sanık …’a vermesini söylediği, ancak sanık … ve hakkındaki hüküm kesinleşen sanık …’ın bu paranın verilmesi hususunda müştekiye ısrarcı davranarak baskı yapmaları üzerine mağdur …’ın da sanıklara “bu durumu ortalığa yaymayın, alacağınız olan parayı ben öderim” dediği, ancak o anda parayı ödemediği, olay günü her iki sanığın mağdurun bulunduğu yere tekrar gittikleri, bu paranın 1.000,00 TL’ye çıktığını söyleyerek tehditle para istedikleri, mağdurun parayı vermemesi üzerine sanıkların mağdura ait aracın anahtarını alıp aracı alıp götürdükleri, mağdurun durumu jandarmaya haber vermesi üzerine aracın sanıklardan alınıp mağdura iade edildiği, sanıkların eylemlerinde yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı suçun bu hali ile sanıkların tehditle söz konusu paranın verilmesinin temine çalıştıkları, bu itibarla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde tarif edilen suçu oluşturduğu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanığın tevil yoluyla ikrar etmiş olduğu anlaşılmıştır.

3. Mağdurun oluşa uygun beyanda bulunduğu belirlenmiştir.

4. Tanıklar A.K., E.K. ve Y.Y.’nin oluşa uygun beyanlarının alındığı anlaşılmıştır.

5. Suça konu aracın soruşturma aşamasında iade edildiğine dair kolluk görevlilerince düzenlenen tutanağın dosyada mevcut olduğu belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinden bir süre önce sanığın müştekinin kayınbiraderi olan …’nin yanında yevmiyeci olarak çalıştığı, 550,00 TL alacağının olduğunu, …’den bu parayı alamayınca eniştesi olan mağdur … …’ın yanına olay tarihinde saat 16.30 sıralarında yanında arkadaşı istinaf dışı olan bulunan diğer sanık … …’u alarak orman kesim işinde çalıştığından yanına giderek kayınbiraderi olan …’den olan alacağını 1.000,00 TL olarak istediği, mağdurun borcu olmamasına karşı sıkıntı çıkmasını istemediğinden sanığın kendisine parayı ödemezsen sonuçlarına katlanırsın şeklinde konuşması nedeniyle … köyüne birlikte giderek para temin etmek istediği, parayı temin edemeyince sanıkların aynı şekilde sen bize bu parayı ödeyeceksin, ödemezsen canını alacağız şeklinde tehdit edip müştekiye ait aracı alarak sen bize 2.000,00 TL getirirsen aracını veririz deyip olay yerinden ayrıldıkları,
mağdurun olaya ilişkin güvenlik görevlilerine başvurması üzerine sanık hakkında kamu davası açılmadan önce aracı getirerek jandarma aracılığıyla mağdura tesliminin sağladığı, eyleminin birden fazla kişi ile birlikte yağma suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suçun Sanık Tarafından İşlenmediği ve Suç Vasfının Hatalı Olduğu Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.

5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir.

5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir.

Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır.

Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; mağdur beyanı, tanık A.K., E.K. ve Y.Y. beyanları ile sanığın tevil yoluyla ikrar içeren savunması dikkate alındığında olay tarihinde gündüz vakti sanığın birden fazla kişi ile birlikte mağdurdan, mağdurun eniştesinden olan 550,00 TL alacağını istediği ve ölümle tehdit etmek suretiyle mağdurun suça konu aracını zorla aldığı bu itibarla eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sanık tarafından işlendiği ile suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Uzlaşma Hükümleri ve Şikâyet Yokluğu Yönünden
Sanığın eylemine uyan nitelikli yağma suçunun, kovuşturulmasının şikâyete tabi bulunmaması ile uzlaştırma hükümleri kapsamında olmaması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/2813 Esas, 2021/3614 Karar sayılı kararında sanık … müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.