YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5657
KARAR NO : 2011/9938
KARAR TARİHİ : 09.06.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde davalı …’dan 7.000,00 TL, davalı …’den 5.000,00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; müvekkilinin müdür olarak görev yaptığını, cep ve ev telefonunun 22.03.2006 tarihinde ismini bilmediği kişilerce aranarak telefonda cinsel içerikli sözler sarfedildiğini, ankesörlü telefon kulübesinde “ beni ara …” olarak yazılı olduğunu gördüğünü, davalıların sanık olarak tespit edilerek cezalandırıldıklarını, müvekkilinin onurunun rencide edildiğini, iş yerinde ve amirleri karşısında küçük düşürülmeye çalışıldığını, mesleği ile ilgili de şeref ve haysiyetinin zarar gördüğünü, yine özel hayatının da etkilendiğini, bu nedenle davalı …’tan 7.000,00 TL; davalı …’ten 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan …; olay tarihinde raporlu olarak …’da olduğunu, telefonunu postane önünde bekleyen askerlere kullandırması nedeniyle kendisinin haksız yere cezalandırıldığını, kendisinin davacı ile tanışıklığı ve her hangi bir sorununun olmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı … yönünden; kastın yoğunluğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve tazminatın tarafların zenginleşmesine ve fakirleşmesine sebebiyet vermeyecek şekilde olması gerektiği hususları göz önüne alınarak taktiren 5.000,00 TL’sinin kabulüne karar verilmiş, hüküm bu davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda, olay tarihi 22.03.2006 olup, tacizin davalının cep telefonundan davacının cep telefonuna ve bu şekilde iki kez telefonla oluşu, tarafların yaşı, aralarında husumet bulunmayışı, Sulh Ceza Mahkemesince davalılar cezalandırılmış olmakla manevi tatminin kısmen sağlanması, ekonomik olgular ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde mahkemece takdir olunan 5.000,00 TL. manevi tazminat miktarı fazladır.
O nedenle, mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler gözetilerek uygun bir miktara hükmedilmesi gerekirken, hakkaniyete uygun olmayacak oranda yüksek manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.