YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6346
KARAR NO : 2023/5462
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/456 E., 2015/721 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2021/18284 Esas, 2022/11496 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve 18-2016/10976 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükmün sevk maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi olması nedeniyle şikayete tabi olmadığı, bu nedenle şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilemeyeceğinden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Dairemizin 15.12.2022 gün ve 2021/18284 Esas, 2022/11496 sayılı onama kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ Üye …’nun karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2021/18284 Esas, 2022/11496 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.10.2006 gün ve 193 – 203 ve 20.11.2007 gün 250 – 239 sayılı ilamları da göz önüne alındığında 5237 sayılı TCK’nın 105/1. maddesinde cinsel taciz suçunun temel şeklinin, aynı maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinde ise “posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle” işlenmesinin suçun nitelikli hali olarak düzenlendiği, suçun sadece basit halinin şikayete bağlı olduğu hallerde, bu suçun nitelikli halleri ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin şikayete bağlı olmayacağı göz önüne alındığında, dosya kapsamına göre cep telefonundan mesaj atma ve cinsel içerikli fotoğraf göndermek suretiyle mağdureye yönelik cinsel içerikli sözler sarf ettiği iddia edilen sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı TCK’nın 105/1, 105/2.d maddeleri uyarınca açılan kamu davasının takibinin şikayete bağlı olmadığı gözetilerek yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken, şikayetten vazgeçildiğinden bahisle düşme hükmü kuran yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.