Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17208 E. 2023/3327 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17208
KARAR NO : 2023/3327
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2017 tarihli ve 2017/260 Esas, 2017/138 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2018/1633 Esas, 2019/761 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafilerinin temyiz istemi özetle; sanığın Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, sanık hakkında hata hükümlerinin değerlendirilmesinin gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın eylemlerinin bir bütün olarak silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarını oluşturduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın silahlı terör örgütü ile işbirliği içerisinde hareket ettiği, üyesi olduğu veya yardımda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan yargılama ve sanık hakkında yapılan incelemeler neticesinde; kendisine ait olan 153396 nolu Bank … hesabı bünyesinde katılım hesabı açıldığı ve hesaba 20.000,000 TL nakit para ilgili banka tarafından gönderilen ve dosyada bulunan CD’den anlaşılmış, dosyaya sunulan Teknik Bilirkişi raporuna göre sanığın 25.8.2014 tarihinde 10.000,00

TL, 25.8.2014 tarihinde 10.000,00 TL gibi anlamlı miktarlarda paralar yatırmış olduğu, bu suretle … Bank dolayısı ile FETÖ/PDY ile bağlantılı kurumlara düzenli veya düzensiz bir işleme rastlandığının tespit edilmesi karşısında sanığın hac parası olarak Bank … katılım bankasında açtırmış oldukları hesaba yatırdıkları şeklindeki beyanına suçlamadan kurtulmaya yönelik olarak kabul edilerek itibar edilmemiş, sanığın 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonraki süreçte FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans kaynağı olan Bank Asyadaki hesabını aktif olarak kullanmaya devam ettiklerinin anlaşıldığı, ayrıca sanığın örgüte müzahir kapatılan Umut Derneğinin yönetim kurulu başkanlığının yürütmesi, bundan başka sanık hakkında 29.07.2016 tarihli Erzurum İl Emniyet Müdürlüğüne gelen ihbarda sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri …’in fotoğraflarını paylaştığı, örgüt üyelerinden A. İ. ile ilgili olarak ‘Alma mazlumun ahını yanındayız yiğit adam’ şeklinde paylaşımda bulunduğu, örgüt lideri ile ilgili olarak ‘bir … gelecek herkes anlayacak en karlılar bugün sahip çıkanlar olacak …’ şeklinde örgüt lideri ile ilgili ‘ rabbimden niyazım hep şu olmuştur. bana bir fırsat ver bana kötülük yapan herkese iyilik yapayım’ ‘terörizmi rüyasında bile görmemiş insanlara terörist demek en büyük iftiradır küfüre denk bir iftiradır’ şeklinde örgüt üyelerinden A. İ. ile ilgili olarak Adalet nerede A. İ. abiye usulsuz tutuklama talebi. Alma mazlumun ahını destek etiket yanındayız yiğit adam’ şeklinde ‘ burada ayakkabı kutuları hep boş çıkıyor’ şeklinde ‘Ey yezid korkunu insanlana zulmederek bastıracağını sanıyorsan yanılıyorsun korkma titre’ FETÖ/PDY Terör örgütü firari sanığı E. U.nun ‘A. İ.den E.’a; ben bildiğiniz iş adamlarından değilim’ şeklinde paylaşımlarda bulunduğunun tespit edilmesi karşısında sanığın söz konusu suç örgütünün varlığından ve amaçlarından haberdar olduğu, bu amaçlarının icrası ve gerçekleşmesi için istenilen ve gereken eylem ve işlemleri ika ettiği, söz konusu eylemlerinin devamlılık arz ettiği bu suretle üzerine atılı suçun sübuta erdiği iddianamede belirtilen nitelendirmenin oluşa uygun düştüğü anlaşılmış, sanığın herhangi bir delil ile doğrulanmayan soyut inkara dayalı savunmasının gerçeği yansıtmadığı ve samimi olmadığı sadece ceza yaptırımından korunmaya ve kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle itibara şayan kabul edilmeyerek mahkumiyeti yönünde vicdani ve hukuki hüküm tesis etmek sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Sanık hakkında sadece geçmişe dayalı bir suç bilgisi ve herhangi bir adli sicil kaydının bulunmaması sebebiyle lehine TCK’nın 62 nci maddesi tatbiki cihetine gidilerek belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Hakkında silahlı terör örgütü FETÖ/PDY üyesi olduğu iddiasıyla kamu davası açılan sanığın kuruluşu, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemlerine göre nihai amacının devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu tartışmasız bulunan FETÖ/PDY terör örgütüyle organik bağ kurarak hiyerarşisine dahil olmak veya süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemleriyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 nci maddesi kapsamında örgüt üyesi olduğuna ilişkin somut ve inandırıcı delil bulunmamakla birlikte, sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda 25.08.2014 tarihinde 10.000 TL, 27.11.2014 tarihinde ise 5.000 TL mevduat artışında bulunduğu, sanığın sosyal medya hesabından silahlı terör örgütünün faaliyetlerine ilişkin paylaşımları da dikkate alındığında, sanığın eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı kanaatine varılarak, eylemine uyan TCK’nın 314/3 ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle 314/2 nci maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına ve yapılan yardımın kapsam ve niteliğine

göre cezasında TCK’nın 220/7 nci maddesinde belirtilen oranlar arasında takdiren 2/3 oranında indirim yapılmasına, TCK’nın 62/1 inci maddesi de uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler , tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç adının “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” yerine “silahlı terör örgütüne üye olma” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

a) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir.

b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu saptanamayan ancak örgüt liderinin talimatı ile 28.04.2011 tarihinden sonra ilk defa 21.02.2014 tarihinde örgütsel amaçla örgütle iltisaklı Bank Asyada hesap açıp para yatıran, sosyal medya hesabında anılan örgütün amacı doğrultusunda paylaşımlarda bulunan ve aynı özellikteki derneğin yönetiminde yer alan sanığın, örgüte bilerek yardım ettiğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2018/1633 Esas, 2019/761 sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca ve sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …