Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17210 E. 2023/2887 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17210
KARAR NO : 2023/2887
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2018 tarihli ve … sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713

sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2019/255 Esas ve 2019/713 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Mahkemenin kanuna aykırı olarak teşekkül ettiği ve gerekçesiz hüküm kurduğuna,

2.Sanık hakkında takdiren ve teşdiden ceza tayinine gidilmesi hususunun gerekçesiz olduğuna,

3. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

4. ByLock kullanmadığına,

5. Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınmayacağına,

6. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,

7. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,

8. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

9. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,

10.Yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığına,

11. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,

12. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı (Yargıtay 16. Ceza Dairesi Esas No: …, Karar No:… tarihli, ayrıca yukarıda anılan Yargıtay CGK kararı) anlaşılmakla örgütün kriptolu haberleşme programlarını kullanan, üniversiteye hazırlık döneminde örgüte ait dershaneye giden, veri inceleme raporuna göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyeti kapsamında Emniyet Mahrem yapılanması içerisinde “SAY” derecesinde olan ve örgüte mali destek sağlayan, örgüt faaliyeti kapsamında düzenlenen sohbetlere katılan, bu sohbetlere başka kişileri davet eden ve bu sohbetlerin evinde düzenlenmesine izin veren sanığın örgütle irtibatlı olduğu yönünde kuvvetli delillerin olduğu anlaşılmış olup sanığın dosya kapsamı itibariyle suç sürekliliği, yoğunluğu ve çeşitliliği bulunduğu ve üzerine atılı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği, 2014 Ocak ayından sonra da faaliyetlerinin süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk arz ettiği anlaşılmış, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçundan eylemine uyan TCK’nın 314/2 maddesi gereğince; suçun işleniş biçimi, dosyaya yansıyan araştırma tutanakları ve mahkemedeki tutum ve davranışları, paralel devlet yapısı olarak FETÖ silahlı terör örgütünün devlet içine en yoğun biçimde sızdığı emniyet teşkilatındaki mensuplarının, TSK içine sızanlardan sonra ikinci silahlı gücü oluşturması, sanığın devlete ve millete karşı girişilen her türlü eylem ve harekete öncelikle karşı koyma görevi olan kolluk gücü olmasına rağmen FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyeti kapsamında Emniyet Mahrem yapılanması içerisinde yer alması, bu yapılanma içerisindeki konumu (SAY derecesinde olması), suç konusunun önem ve değeri, kastının yoğunluğu ve ByLock kullanımı göz önüne alınarak alt sınırdan ayrılmak suretiyle takdiren 5 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi gereği yarı oranında cezasında artırım yapılmasına, sanık hakkında yasal koşulları oluşmadığından TCK 221‘in uygulanmasına yer olmadığına, sanık hakkında duruşmadaki tutum ve davranışları, lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından TCK’nın 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiş, suçun işleniş biçimine delil durumuna göre sanık hakkında başkaca artırım ve indirim nedenleri ile sanığın lehine olabilecek başkaca hükümlerin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiş, üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

1. Sanık yönünden dosyadaki diğer deliller nazara alındığında suçun sübutu için yeterli görülmekle; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.

2. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirilen sohbetlere katıldığı, veri inceleme raporuna göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyeti kapsamında Emniyet Mahrem yapılanması içerisinde “SAY” derecesinde olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükümde, sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi yerine 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi olarak gösterilmesinin dışında sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2019/255 Esas ve 2019/713 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünden “3713 sayılı Yasanın 5. maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “3713 sayılı TMK’nın 5/1 inci maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …