YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3481
KARAR NO : 2023/14183
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/23 E., 2016/484 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, cinsel taciz
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Onama, Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanığın, katılan sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı, 5271 sayılı Kanunun 231/12 maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 264/1. maddesi uyarınca katılan sanığın yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Katılan sanığın, sanık …’e yönelik cinsel taciz, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre katılan sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
III- Katılan sanığın, İshak’a yönelik hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemenin kabulünde; hangi mesajlara ve hangi delillere dayanarak sanık hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulduğu ve yine hangi mesajlara dayanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi uyarınca artırım uygulandığı açık olarak gerekçeye yansıtılmadan ve denetime olanak verecek şekilde yeterince açıklanmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Hükümlerden sonra 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun’un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.