Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13492 E. 2023/4059 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13492
KARAR NO : 2023/4059
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1822 E., 2022/1982 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/69 E., 2022/467 K.

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; 17.08.2018 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı 3. kişi şirket tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, istihkak prosedürü işletilerek takibin devamına karar verildiği, üçüncü kişi tarafından da … 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/896 E. sayılı dosyası ile istihkak davası açıldığını, ancak üçüncü kişinin aynı zamanda İİK’nın 97-99. maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayet talebinde bulunulduğunu, … 2.lcra Hukuk Mahkemesinin 2018/761 Esas, 2019/9 Karar sayılı ilamı ile haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verildiğini, ilamda süre verilmemiş olması ve ihtarat içermemesi, İİK’nın 99. maddesinde öngörülen prosedürün işletilmemesi sebebiyle dava açma süresinin başlamadan eldeki davanın açıldığını, istihkak iddiasının hiçbir hukuki temeli olmadığını, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu, muvazaalı işlemler yapıldığını ileri sürerek davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket tarafından borçluya tebligat bile yapılmayan müvekkil şirketin adresinde 17.08.2018 tarihinde haciz işlemi yapıldığını, süresinde açılmış bir istihkak davası olmadığından iş bu davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı 3. kişi şirket tarafından haczin yapılış şekline göre şikayet yoluna gidildiği, … 2. İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde şikayetin kabulü ile haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapıldığının tespitine karar verildiği, bu karara yönelik alacak vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine başvurunun esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı da temyiz yoluna başvurulduğu ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesince verilen karar onanarak 02.03.2021 tarihinde bu kararın kesinleştiği dolayısıyla dava açma külfetinin yer değiştirmiş olduğu, İİK 99’a göre alacaklı tarafından kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açılması gerekmekte olup ilgili kanun maddesince bu süre içerisinde dava açılmaz ise üçüncü kişinin istihkak iddiasının kabul edileceğinin belirtildiği, ancak 7 günlük sürede dava açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı vekili, 3. kişi tarafından haczin yapılış şekline ilişkin şikayetin kabulüne karar verilmesiyle dava açma külfetinin değil ispat yükünün yer değiştirmesinin söz konusu olduğunu, İİK’nın 99. maddesine göre usulüne uygun istihkak prosedürü işletilmediğinden taraflarınca açılan davanın süresinde olduğunu, hacizde hazır bulunan ……..,’ın borçlu şirketi temsile yetkili olduğuna ilişkin vekaletnameyi delil olarak gösterdiklerini, ancak bu delil celp edilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istihkak iddia eden şirket tarafından haczin yapılış şekline yönelik şikayet yoluna başvurulduğu, bu şikayetle ilgili yapılan yargılama neticesinde şikayetin kabulüne haczin İİK’nın 99. maddesine yapıldığının tespitine karar verildiği, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu karara yönelik temyiz başvurusu üzerine kararın onandığı ve onama ilamının davacı alacaklı vekiline 03.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği dolayısyla dava açma külfetinin yer değiştirmiş olup alacaklı tarafa geçmiş olduğu, alacaklı tarafça istihkak davasının haczin yapılış şekline ilişkin şikayetin kabulüne ilişkin kararın tebliğ tarihi olan 10.03.2019 tarihinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, ancak bu tarihten itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde iş bu davanın açılmadığı, bir an için bu sürenin söz konusu kararın kesinleşmesini sağlayan Yargıtay onama ilamının tebliğ tarihi olan 03.04.2021 tarihinden itibaren başlayacağı kabul edilse dahi, bu tarihten itibaren de 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde iş bu davanın açılmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla icra mahkemesinin haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına dair kararı ile dava açma süresi başlamayacağını, bu kararın icra dairesine sunulması, buna göre İİK’nın 99. maddesi prosedürünün işletilmesi gerektiğini, bu bağlamda takip alacaklısına istihkak davası açmak üzere 7 günlük süre verilmesi, bu süre içinde dava açılmadığı takdirde üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı hususunun ihtar edilmesi gerektiğini, İİK’nın 99. maddesi prosedürünün işletilmemiş olduğununun dikkate almadığını, dava açmak üzere süre vermeyen ve ihtarat içermeyen mahkeme kararının tebliğinden itibaren dava açma süresinin başlatıldığını, istinaf mahkemesininde bu hukuka aykırılığı gidermediği gibi, istihkak iddiasının reddi davasının ne zaman açılması gerekeceğine dair hukukta yeri olmayan varsayımsal süreler ortaya koyma yoluna gittiğini, davanın süre açıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi girilerek esas ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nın 99 uncu maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97 ve 99 uncu maddeleri

3. Değerlendirme
Dava konusu haciz 17.8.2018 tarihinde yapılmış olup, üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunması ve alacaklının istihkak iddiasına itiraz etmesi üzerine İcra Müdürlüğünce takibin devamı veya taliki hakkında karar verilmek üzere dosya İcra Mahkemesine gönderilmiştir. … 3. İcra Hukuk Mahkemesince 07.09.2018 tarih 2018/758-713 E.K. sayılı karar ile, İİK’nın 97. maddesine göre haczedilen mallar yönünden takibin devamına ve kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açmak üzere istihkak iddia eden 3. kişi şirkete süre verilmesine karar verildiği, bu karar üzerine … 3.lcra Hukuk Mahkemesinin 2018/896 E. sayılı dosyası ile 3. kişi tarafından istihkak davası açıldığı görülmüştür. Ne var ki, davacı 3. kişi şirket tarafından aynı zaman da haczin yapılış şekline göre İİK’nın 97-99 maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet yoluna başvurmuş olup … 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.01.2019 tarih 2018/761 Esas 2019/9 Karar sayılı kararı ile şikayetin kabulü ile haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapıldığının tespitine karar verildiği, bu karara yönelik alacak vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine başvurunun esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı da temyiz yoluna başvurulduğu ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesince verilen karar onanarak 02.03.2021 tarihinde bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

İİK’nın 99. maddesinde: “Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine İcra Mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde İcra Mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.

İİK’nın 99. maddesinin uygulanmasına yönelik müdürlük kararının hukuki sonuç doğurmaya elverişli olabilmesi için, üçüncü kişi aleyhine İcra Mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verilmesi ve dava açmazsa üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı ihtaratının yapılması şartlarının bir arada bulunması gerekir.

Bu açıklamalar doğrultusunda değerlendirme yapıldığında, … 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.01.2019 tarih 2018/761 Esas 2019/9 Karar sayılı kararı ile, şikayetin kabulü ile haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapıldığının tespitine karar verilmiştir.Mahkemece, haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılmış olduğu sonucuna ulaşılması halinde, İİK 99. maddesine aykırı olarak alacaklı tarafa dava açmak üzere süre vermesi mümkün değil ise de, İİK’nın 99. maddesine göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi mümkündür. Ne var ki Mahkemece, şikayetin kabulü ile haczin İİK 99. maddesine göre yapıldığının tespitine karar vermekle yetinilmiş, İcra Müdürlüğünce, henüz anılan karar gereğince prosedür işletilmeden eldeki davanın doğrudan açıldığı görülmüştür. Bu durumda, İİK 99. maddesine göre istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verilmesi ve dava açmazsa üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı ihtaratının yapılması şartlarının bir arada içeren İcra Müdürlüğü kararın tebliği ile alacaklı tarafın dava açma süresi başlatılmadan önce doğrudan açılmış bulunan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir.

O halde, Mahkemece, davanın yasal süresi içinde açıldığının kabulü ile, dosya da iddia ve savunma çerçevesinde kanıtların toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine
ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.