YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3400
KARAR NO : 2023/14118
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/645 E., 2016/62 K.
SUÇLAR : Tehdit, nitelikli tehdit, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık Hakkında Şikâyetçi …’a Yönelik Tehdit, Hakaret ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelemesinde;
Sanığın, şikâyetçi …’a yönelik tehdit eylemini, silahtan sayılan içi benzin dolu bidonla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların, sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/246 Esas ve 2014/132 Karar sayılı ilamıyla, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesi gereğince “dolandırıcılık” suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, tekerrüre esas alınan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sisteminden yapılan kontrolde, bu suça ilişkin dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ve tarafların uzlaşması nedeniyle, Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli ek kararı ile söz konusu mahkûmiyet hükmünün ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; bu hükmün tekerrüre esas alınamayacağı ancak, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüklerinden … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/255 Esas ve 2010/38 sayılı kararının tekerrüre esas olduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından 5237 sayılı Yasa’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin tamamen çıkarılarak yerine, “Sanığın, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/255 Esas ve 2010/38 Karar sayılı ilamının kesinleşmesinden sonra ve tekerrür süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddeleri gereğince sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanık Hakkında Şikâyetçi …’a Yönelik Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün İncelemesine Gelince;
Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın şikâyetçi …’u, “seni, çocuğumu, babanı öldüreceğim” şeklinde tehdit ettikten sonra, elindeki bıçak ile şikâyetçi …’un saçlarını kesip, vücudunun değişik yerlerine bıçağı batırarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamış olması karşısında, tehdit içeren sözlerin, yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olduğu ve eylemin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 44. maddesi uyarınca nitelikli tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/246 Esas ve 2014/132 Karar sayılı ilamıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesi gereğince “dolandırıcılık” suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, tekerrüre esas alınan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı; UYAP sisteminden yapılan kontrolde, bu suça ilişkin dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ve tarafların uzlaşması nedeniyle, Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli ek kararı ile söz konusu mahkûmiyet hükmünün ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; bu hükmün tekerrüre esas alınamayacağı ancak sanığın tekerrüre esas olabilecek … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/255 Esas ve 2010/38 sayılı kararının bulunduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istekleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.