Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/3507 E. 2023/4195 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3507
KARAR NO : 2023/4195
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1703 E., 2023/438 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/10 E., 2021/117 K.

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, itiraza konu asıl alacak miktarı olan 5.853,30 TL nin % 20′ si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tahliye talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı alacaklı ve davalı borçlu vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı borçlu vekilinin istinafının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile itirazın faiz ve feriler yönünden devamına, davalı tarafından yapılan asıl alacaktan artan kısmın ferilerden mahsubunun infaz aşamasında dikkate alınmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine, tahliye talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; davacının gayrimenkulü 28.08.2020 tarihinde satın aldığını, yasal süreler içinde ilgili gayrimenkulde kiracı olan davalı şirkete bildirimler yapıldığını ve kira bedellerinin davacının hesabına ödenmesinin ihtar edildiğini, kiracı davalının satış işleminden sonraki kiraları kira sözleşmesindeki süre içinde ödemediğini, takip açıldığını, borçlu şirket takip tarihinden sonra ancak ödeme emrinin tebliğinden önce dosya borcuna ilişkin kısmi ödeme tutarı olan 38.803,04 TL’yi …hesabına icra dosyasından haricen ödediğini, dosya borcunun 38.803,04 TL’lik kısmı haricen ödendikten sonra borçlu vekili tarafından icra dosyasına itiraz edildiğini ve kalan 146, 21 TL’lik kısım içinde kabul yapılarak 146, 21 TL’lik kısma dair eklemeler yapılarak bir 363,20 TL ödeme yapıldığını, borçlu şirket vekili tarafından dosya miktarının 38.949,25 TL’sinin gerek haricen yapılan ödeme ile gerekse icra dairesine yapılan ödeme ile açıkça kabul edildiğini, bu nedenle işbu kısma göre kapak hesapları yapılarak tüm dosya borcunun ödenmesi gerekmekteyken vekalet ücreti ve masraflar kısmının ödenmediğini ve borca itiraz edildiğini, vaki itirazın kaldırılmasına, kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, kira sözleşmesine konu gayrimenkulün tahliyesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinden görüldüğü üzere, her ne kadar takibe 39.022,00 TL tutarlı meblağ üzerinden geçilse de, huzurdaki davanın ödeme emrinin tebliğinden önce haricen ödenen “38.803,04 TL’ye ilişkin dosya masrafının ve kanuni vekalet ücretinin ” taraflarınca yatırılmamış olduğu iddia edilmesi suretiyle arttırılmış kira bedelinin (davalı şirketin hesaplanmasına uygun olarak ve taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokollere göre belirlenen oran üzerinden ortaya çıkan) 38.949,25 TL olduğu hususunun bizzat davacı tarafından da kabul edildiğini, davacı tarafın işbu davayı ikame ettikten sonra bu kez de … İcra Müdürlüğü’nün 2021/31 E. sayılı dosyasında bu kez Ocak 2021 Kira Bedelinin tahsili talebiyle 38.949,25 TL üzerinden başka bir takip daha başlattığını, artırılmış kira bedelinin 38.949,25 TL olduğunu ve bunun kendilerinin de kabulünde olduğunu açıkça kabul ettiğini, bu hususta taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, ödeme emrinin tebliğinden önce haricen yatırılan kira parası (3 8.803,04 TL) ile tarafların yeni döneme ilişkin arttırılmış kira parası olarak kabulünde olan 38.949,25 TL arasındaki fark (146,21 TL) ödemesinin, ödeme yapılacak tarih ödeme emrinin müvekkil şirkete tebliğinden sonra olduğu için kapak hesabı çıkartılmak suretiyle taraflarınca 363.20 TL olarak icra dosyasına ödeme süresi içinde ödendiğini icra masrafları ve vekalet ücretinin yatırılmadığı şeklindeki iddiasının doğru olmadığını, yeni kira döneminde kendiliğinden kira artışını yansıtarak ödeme yaptığını tüm sorumluluklarını yerine getiren iyi niyetli kiracı konumunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kira borcunun 38.803,04 TL’lik kısmını 11.11.2020 tarihinde alacaklının banka hesabına ödediğine dair dekont ibraz ettiği, icra takibinin 08.11.2020 tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin ise borçlu davalıya 13.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 19.11.2020 tarihinde icra takibine konu borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinde kira borcunun 38.949,25 TL olduğunu, alacaklının haksız olarak 39.022,00 TL olarak icra takibi başlattığını, 11.11.2020 tarihinde 38.803,04 TL’nin ödendiğini, 146,21 TL’lik kısmı ödeyeceklerini, bu bedel üzerinden kapak hesabı çıkartılmasını talep ettiği, borçlunun borca ilişkin kısmi itirazda bulunduğu, borca kısmi itirazda borçlunun itirazını ayrıca ve açıkça göstermesi gerektiği, dosya kapsamı itibariyle borçlunun icra takibinden sonra, örnek 13 nolu ödeme emrinde belirtilen 30 günlük süre içerisinde icra takibine konu kira bedelini (taraflar arasında kira bedelinin artışla birlikte 38.949,25 TL olduğu noktasında mutabakata vardıklarının dosyaya ibraz edilen beyan ve deliller ile sabit olduğu, kira bedelinin 38.949,25 TL olduğu yönünde ihtilaf bulunmadığı) ödediği, vekalet ücreti ile ferilerinin ödenmemesi nedeniyle icra takibine yapılan itirazın kaldırılması, icra inkar tazminatı ile davalının taşınmazdan tahliyesinin talep edilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, icra takibine konu icra masrafları ve vekalet ücretinin ödenmemesi nedeniyle kiralananın tahliyesinin istenemeyeceği gerekçesi ile itiraza konu asıl alacak miktarı olan 5,853,30 TL yönünden itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, itiraza konu asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının tahliye talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı ve davalı borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı vekilince; mahkemenin 72,75 TL’lik bakiye ana para alacağı yönünden hüküm kurmadığı, bu bakiye asıl alacağın ferisi olmayıp aslı olduğundan dolayısıyla asıl alacağın da ödenmediği, davalının itirazının kaldırılmasına karar verildiği halde tahliyesine karar verilmemesinin isabetsiz olduğu davalı tarafın temerrüde düştüğü tahliye kararı verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bu yönden kaldırılması ve tahliyeye karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı borçlu vekilince; takibe konu kira bedelinin tamamının 30 günlük ödeme süresi içinde ödendiği, bu durumun zaten dosyada mübrez belgeler ile sabit olduğu, davacının daha sonraki ay için yaptığı takipte de davalı tarafından ödenen kira bedelini talep ettiği, böylece kira bedelinin ne kadar olduğunun taraflar arasında ihtilafsız hale geldiği, mahkemenin de buna dayanarak ödenmeyen vekalet ücreti yönünden itirazın kaldırılmasına karar verdiği bu hususu gerekçesinde de açıkladığı, 2 numaralı hükümde de 5.8353,30 TL üzerinden inkar tazminatına hükmetmişken 1 numaralı hükümde miktar belirtilmediği, infazda sıkıntıya neden olacağı bu yönden tavzih ve tashih talebinde de bulunduklarını taleplerinin reddedildiğini belirtilerek kararın bu yönden düzeltilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf talebi yönünden; ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 gün içinde taraflarca kabul edilen ( nitekim sonra ki ay için yapılan takipte davacınında davalı tarafından ödenen miktarı talep ettiği) kira borcu ödendiğinden yani davalı kiracının asıl borcu, yasal ödeme süresi içerisinde ödenmiş olduğundan, davalının temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceği, davalının, alacağın ferilerini sonradan ödemiş olması temerrüde esas alınamayacağı, mahkemece tahliye davasının reddine dair verilen kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf talebi yönünden; mahkemece, davacının itirazın kaldırılması davasının kabulü ile takibe yapılan itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verildiği oysa asıl alacağın ödenmiş olması nedeniyle kısmen kabul kararı verildiğinin gerekçede ve hükmün 2 maddesinde belirtildiği bu durumun infazda tereddüt oluşturacağı, bu durumda takibin sadece faiz ve ferileri yönünden devamına karar verilmesi ve icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirtiğinden yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile davalının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile itirazın faiz ve feriler yönünden devamına, davalı tarafından yapılan asıl alacaktan artan kısmın ferilerden mahsubunun infaz aşamasında dikkate alınmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine, tahliye talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekilince, istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 269/2, 269/c ve devamı maddeleri

3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.