Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6549 E. 2023/6134 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6549
KARAR NO : 2023/6134
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu senedin müvekkiline zorla imzalattırıldığını ileri sürerek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına ödenen bedelin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 24.12.2014 tarih, 2008/119 E. ve 2014/730 K. sayılı karar ile davacının icra takibine konu kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %20 tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 28.01.2016 tarih, …. sayılı kararıyla mahkemece davacı aleyhine %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 08.03.2018 tarih, …sayılı karar ile bozma ilamının sadece inkâr tazminatına yönelik olduğundan ve davanın esası yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 27.01.2020 tarih, …. sayılı kararıyla mahkemece yeniden hüküm kurulurken davanın esası hakkında da hüküm kurulması gerekirken davanın esasına ilişkin bölümünün kesinleştiğinden bahisle sadece tazminat yönünden hüküm kurulmasının doğru olmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesine göre ilk hüküm bozulmakla icranın iadesi gerekeceğinden mahkemece bozma üzerine yeniden verilen kararda işin esası hakkında karar verilmemesi durumunda ilamın icrasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının icra takibine konu kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren senede karşı borçlu olmadığını, aynı kuvvet ve mahiyetteki bir belge ile ispat edemediği, senet yağması suçu nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 ibaresinin 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren kanunla %20 olarak değiştirilmiş olduğundan, davaya konu icra takibi de 2006 yılında açılmış olduğundan %40 tazminata hükmedilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, karar tarihi 05.07.2012 tarihinden sonra olduğundan yeni kanun hükmünün derhal uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.