YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5386
KARAR NO : 2023/5240
KARAR TARİHİ : 14.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/407 E., 2023/419 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2022 tarihli ve 2022/3897 Esas sayılı iddianamesiyle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/335 Esas, 2022/852 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının bir ve üçüncü cümleleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/407 Esas, 2023/419 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan, 103 üncü maddenin ikinci fıkrası gereği cezalandırılması ve 43 üncü madde gereği arttırım oranının daha yüksek olması gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz istemi
Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması, 43 üncü madde gereği arttırım oranının üst hadden yapılması ve Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Gerekçenin eksik olduğuna, tanık dinlenmediğine, adli rapor içeriği karşısında mağdurenin gerçeği söylemediğine, olayın zaman yönünden somutlaştırılamadığına, katılan H.N.’nın sanığın eylemini görmediğine yönelik beyanının bulunduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, suçu kabul etmemekle beraber eylemin sarkıntılık aşamasında kaldığına, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk olayda sanığın katılan mağdureyi koltukta uzanırken, dudağından öptüğü, kıyafetlerinin içerisinden cinsel organını yaklaşık on dakika okşadığı, kendi cinsel organını çıkarttığı ve gelen sıvıya katılan mağdurenin temas ettiği sonrasında evden ayrıldığı, ikinci olayda ise kendi evinde yalnız kaldıkları esnada kıyafetler çıkarılmadan cinsel organını katılan mağdurenin poposuna yaklaşık bir-iki dakika sürttüğü ve sonrasında eylemini sonlandırdığı kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilen kısım dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli, katılan mağdurenin anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı karşısında Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılan mağdure beyanları ile hakkında düzenlenen adli rapor içeriği nazara alındığında eylemin vasıflandırılmasında ve sarkıntılık düzeyini aştığına yönelik kabulde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın belirlenmesinde ve zincirleme suç hükümleri gereği yapılan arttırım oranında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/407 Esas, 2023/419 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.